MyLittle Shoping World Headline

Sadelik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Sadelik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Cumartesi, Aralık 10, 2011

PETSTAR 2012 - PFIZER TURKİYE - Lassie





Konban wa

Herkese iyi akşamlar. Yukarıda gördüğünüz şirinliğin adı Lassie, Fotograf çekildiğinde 3 aylıktı, bir İngiliz pointer yavrusu.

Ailecek hayvanları çok severiz. Maalesef İstanbul şartlarında apartman dairesinde, böyle özgür ruhlu, hareketli bitmek bilmeyen enerjisiyle ayağımızın dibinde dolaşan bir şirinliği beslemek ve büyütmek resmen eziyet olur. Besleyebilen ve bakabilen insan çok, kınamıyorum tabiki ama bazen düşünüyorum da insanların bencilliği yüzünden çoğu zamanını 4 duvar arasında geçirtmek böyle tatlı arkadaşlara eziyet oluyor gibi geliyor. Ben beslemedim mi ? besledim ama yaz tatili için ananemlerin evine , köye , gittiğimizde o yavrunun bahçede koşuşunu, diğer köpeklerle oynayışını, onları taklit ederek havlayışını görünce, onu hapsetmek istemedim ve ananemle dedeme emanet etmiştim.

Lassie bizim ( ananemlerin ) 3. köpeği. Köy yerinde büyük bahçeli evlerde herkesin bir köpeği var bizim oralarda. Sadece bekçilik etsin diye değil tabi ki , dediğim gibi ailece hayvanları çok sevdiğimizden. İlk köpeğimizinadı da lassie idi. Kendisi 14 yaşına kadar yaşamıştı, ve gördüğüm göreceğim en akıllı, sakin, korumacı köpeklerdenbiriydi, kardeşim küçükken onun anına kadar emekleyip kulağını çekerken, ağzını açmaya kalkışırken, orasını burasını çekerken,sakince oturur sanki gerçekten onun savunmasız ve zararsız olduğunu bilirmişcesine kımıldamazdı bile, yanına yata oyunlar yapardı. Bir keresinde hane içinde, ama evden görülmeyen bir bahçede dolanırken eşşek arısı gibi birşey saldırmaya başlamıştı bana, o an korkudan çığlık atarken tek hatırladığım şey lassie nin son sürhat bana doğru koşuşuydu. Sesimi duymuş ve beni kurtarmaya geliyordu. baya bir bakındı tehlike nerede diye arı gitmişti çünkü. O günü asla unutamıyorum. Cins bir köpek değildi, ama Lassi filmindeki köpek gibiydi renkleri o yüzden o na o ismi vermiştik. İşte ilk göz ağrımız Lassie.

foto da gördüğünüz üzere , hiçte öylesine bir ev hayvanı değildi, ailede herkes onu çok severdi..
Bu üstteki resim 2 ya da 3 yaşındayken çekilmişti.
Bu resimde aramızdan ayrılmadan 4 ay önce çekilmişti.

Köpeklere olan büyük sevgim o gün daha da artmıştı. Kendi hallerinde yaşamaya çalışan, sizi karşılıksız seven en iyi dostlardan biri.

İşte Lassie 2 de bu şirin ingiliz pointer, şans eseri bir tanıdığın köpeğinin yavusu " bu arada bir malmış,oyuncakmış gibi avuç dolusu para verilerek sahiplenilmelerini pek doğru bulmuyorum " Bu konuyu açmamın sebebi geçenlerde Pfzer Turkiye'nin facebookta gördüğüm bir Resim yarışması. Petstar 2012 takvimi için köpek ve kedinizin resmini yüklüyor ve oylamaya sunuyorlar. O kadar şirin ve binbir çeşit havyan var ki, bakmaya doyamıyorsunuz. Herbirinin kişiliği yüzünden okunuyor. Her birinin sahibine nasıl poz verdiğini görünce ister sitemez yüzünüzde saf bir gülümsemeyle yüzlerce hayvanın resmine saatlerce baktığınızı fark ediyorsunuz. Bu bir yarışma ama hayvan sevgisini , dostlarımıza olan sevgimizi pekiştirmeye yönelik masum bir yarışma.

"En fazla oy kazanan 100 fotoğraf arasından yapılacak juri değerlendirmesinde seçilecek 24 yarışmacıya; 12 kedi ve köpekten oluşan toplam 24 PetStar kahramanının yer aldığı masa takvimi ve birbirinden güzel hayvan bakım ürünleriyle dolu PetStar Seti ödülleri verilecektir"

Ödül tamamiyle bu. Sevginizi unutulmaz kılacak bir takvim. Ben de sevgili köpeğimiz Lassie nin resmini paylaştım. Lassie ve daha bir çok dostumuza oy vermek isterseniz bu linkten ulaşabilirsiniz.

Bu yarışmayı burdan sizlere paylaşmaya değer bulduğum için yazmak istedim.Umarım beğenirsiniz. Yorum bırakmayı ve beğenmeyi unutmayın. İyi akşamlar

Fazie


Pazartesi, Kasım 28, 2011

GLOBAL WARMING _ FARKLI BİR DOĞA FİLMİ _ WWF





Konbanwa ,

Üstteki resim biraz ağır oldu ama o kadar güzel yapmışlarki paylaşmadan ve başlığa koymadan yapamadım..

Son zamanlarda bireysel olarak üstlendiğim doğayı koruma işini (başarabiliyor muyum bilmiyorum ama ) blogumuz da ara sıra da olsa paylaşmak hoşuma gidiyor. Özellikle , genel olarak alış veriş blogu olsak da aslında Bilgilendirme Blogu olarak tanımlanmamız daha iyi olur heralde.

Daha önce dışarıda üstlendiğim kağıt , plastik, cam atıkları , geri dönüşüm kutularına atma işini artık kendi ofisimde ve evimde de gerçekleştiriyor olmanın sevinci içerisindeyim. Yaklaşık 4 ay önce Beyoğlu Belediye Temizlik Müdürlüğünden Aldığım 6 Kağıt toplama kutularını ağzına kadar doldurmuş fakat alacak bir mercihlere bir türlü ulaşamamıştım. 2 ay önce kapımın çalınmasına kadar ,kapıyı çalan görevli "Artık perşembe günleri geri dönüşüm atıklarını toplayacağız" dediğinde , "şu anda bende 5 çuval kağıt var şimdi alın" diye çemkirdiğimi hatırlıyorum.
Artık her perşembe günü saat 10 da haftalık kağıt ve plasik atıklarımı geri dönüşüme kazandırmanın haklı galibiyetini yaşıyorum:D

("sanki Dünya yı kurtardın!" demeyin, en azından kurtarmaya çalışıyorum ucundan kıyısından )


Sizde ofisinizde ve evinizde aynı sistemle geridönüşüm atıklarını toplayıp bağlı olduğunuz Belediye ye bir telefonla ulaştırabilirsiniz. Ve bu sizi yoracak, masraflı bir çalışma ve çaba değil.
Tek yapmanız gereken Kağıtları,Plastikleri,Cam ve metalleri ayrı çöp poşetlerine koymak.

Aslında bunu zorunlu hale getirmemiz hem düzen , hem sağlık , hemde çevre açısından çok önemli. Bunun bir yaptırımı olmalı. 2007 senesinde Work and Travel Programına katılımım sırasında konakladığım evde neredeyse yüklü miktarda ceza ile karşı karşıya kalıyorduk ev arkadaşlarımla. Biz sanki Türkiye deymiş gibi salla pati bir poşete dolduruyorduk çöpleri genellikle, 1 haftanın sonunda ev sahibinden yediğimiz azarla (yerin dibi, mağma yolu ) kendimize gelip medeniyete, ve sorumluluğa erişmeyi başardık. Aslında çöp bidonlarındaki düzen , ve temizliğe hayret etmedik değildi, sadece "hep hazır gıda tüketimi heralde organik atık kokmuyor" ( tabi şimdi böyle yazıyorum , "organik atık" diye, orjinali bildiğin çöp kokusu :)) ya da " tabiki bizim gibi yemek kültürleri yok, çöplerde o yüzden böyle diye düşünüyorduk ki , azarı yedik o hafta. Allah tan ev sahibi belediyede çalışıyormuş da, ceza kestirmemişti:D

Farkındalığın , bilinçli bir tüketici("atıkçı") olmanın, bir şeyleri doğru yapmanın duygusu güzel şey.

Bu gün izlediğim , aslında yabancı yapım olan fakat Türkçe WWF / Living Planet Report 2010 " Farklı Bir Doğa Filmi" ni paylaşmak istiyorum. Tamam başlarda çocukça gelebilir,izlerken sıkılabilirsiniz, fakat "durumumuz hakkında ne kadar farkında olduğumuzu" anlatmak için bundan iyi ve basit olamazdı.



Ayrıca İnternette dolanırken gördüğüm Yeni Küresel Isınma, İklim Değişikliği ile ilgili Resimler;

Buyrunn;












Resimler kaynak:


Fazie

Perşembe, Kasım 10, 2011

CİLDİMİZİ TEMİZ TUTALIM... Tutmayanları uyaralım:)






Konichi wa...

Uzun süredir yazamadığımın farkındalığın da iken birden aslında yazacak ne kadar çok şeyin biriktiğini anlamış bulunuyorum.. Hee hayat memat meseleleri değil bunlar ama yazarak bir şeyler paylaşmanın(okuyan olmasa da) verdiği rahatlamayı ve huzuru kavramanın sevinci içerisindeyim:)) Niye Türk filmlerindeki replikler gibi yazdığımın anlamını da hala çözmüş değilim. Belki de kelimeleri günlük kullanımıyla yazdığımda "yazı denetlemenin"(pc Türkdilkurumu:)) yazdığım her kelimenin gözüme sokarcasına altına eklediği "YANLIŞ" diye belirttiği kırmızı çizgiler yüzünden belkide:D

Neeeyyseee.. :))

Konu başlığımıza dönersek(bu arada çok basit oldu) , Cilt temizliği ile ilgili aldığım(henüz kullanmak nasip kısmet olmayan), ve kullandığım bazı ürünleri tanıtmak bilgi vermek istiyorum.

Markete yeni giren Loreal in yeni peeling ve cilt bakım serisini gördüm geçenlerde ve promosyonu da fırsat bilerek( markanın güvenine dayanarak) deneme alışı yapmaya karar verdim.


Gördüğünüz üzere değişik bir stili ve kullanım şekli olan "Loreal Paris Perfect Clean" Peeling şişesinin tam ortasında yer alan şey süs için konulmuş birşey değil, Kendisine "Cleanpod" deniliyor. "Cleanpod"u şişeden ayırarak parmaklarınızın arasına yerleştiriyor fındık büyüklüğündeki jel ile nemli cildinize masaj yaparak uyguluyorsunuz. Daha önce kullandığım peelinglere nazaran çok kullanışlı bir aparat olduğunu söyleyebilirim, çünkü Peeling lerin sözde cildiniz temizlemesi gereken kapsüllerini çıplak elle kullanmakta biraz zorluk çekmiyor değildim, ya içindeki mineraller kapsüller yada "her ne deniyorsa" bir işe yaramıyor gibi dağılıyor eriyor ya da cildime ellerime batarak acı veriyor gibiydi.Cleanpod un üzerindeki 500 kauçuk esnek fırça tasarımıyla bu olumsuzluklar ortadan kalkıyor gibi..
Değişik ve kullanışlı tasarımı,sıradan uygulamalardan farkı kullanımı satın almamda baya etkili oldu, cilt temizliğinin yanı sıra makyaj temizliğinde de kullanabilirsiniz. Ve Markasına bakarsak, fiyatı uygun hatta ucuz denilebilecek nitelikte.Ayrıca kokusu da çok tatlı..



İkinci ürünüm ise bir arkadaşın tavsiyesiyle edindiğim "BEBAK", nam-ı değer Acı Badem Sütü..

Cilt temizleyici,makyaj temizleyici, kışın nemlendirici, yazın koruyucu olarak kullanabileceğiniz değişik bir ürün. Hatta bir arkadaşım geçen yaz bu süt ile bronzlaştığını söylüyor.

Acı kokusu haricinde( ki kokusu kalıcı değil 10 -15 sn içinde kayboluyor- Acı badem sütünden kaynaklı herhalde) baya kullanışlı bir ürün. Ayrıca içinde binbir çeşit kimyasal yok. Ayrıca kullanımından sonra yıkamanıza ve cildinizi toniklemenize gerek kalmıyor. Kullanımından sonra cildiniz pürüzsüz,ve parlak bir hal halıyor, üzerinde tüm cilt tipleri için uygundur yazsada bence kuru ve karma ciltler için kullanımı daha uygun diye düşünüyorum.. Ayrıca arka etiketinde eski Türkçe ye benzettiğim "hem cildinizin mesamatını temizleyen, hem de teninize güzellik veren bir müstahzardır." açıklamasını da hala çözmüş değilim , araştırmadım da ama inşallah iyi birşey diyordur:D

Fazie


Pazar, Mayıs 08, 2011

Tüm Annelerin Günü Kutlu Olsun :***



Bugün Anneler günü, herkesin Annesi ayrı bir güzeldir, ayrı bir iyiliktedir. Annenin insan hayatındaki yeri hiçbirşeyle ölçülemez bile, 1 yaşındayken de korktuğunuzda tek sığınağımız Annemizdi, 20 yaşındayken de üzüldüğümüzde, korktuğumuzda Annemiz, 50 yaşında da en güvenli sığınağımız Annelerimiz.

Yaşayan her canlının Anneye olan saygısı sevgisi başka hiç birşeye yoktur şu yaşadığımız dünyada.
İnsanı bir kenara bırakın, kimisi 3 ay sonra kimisi 2 yıl sonra annelerinden ayrılan kendi yavrularına sahip hayvanlar bile anneleriyle uzun süre sonra karşılaştıklarında küçük birer yavruya dönüşüyor.  Annelik duygusu,sevgisi öyle birşey ki kendi canından olanı bırakın, başkasının yavrusunu kendinin gibi korur kollar sever.


Aşağıdaki belgeseli eminim çoğumuz hayretle izlemişizdir, işte az önceki cümlelerime en güzel örnek;

Eye of the Leopard Belgeseli : Adı Lagadema.




Bu kadar uzatmak yeter ;

Kısaca şu nu demek istiyorum;

Bizleri dünyaya getiren , dünyadaki varlığımızın ilk anlarından itibaren hertürlü çilemizi hiç şikayet etmeden çeken, bizi küçük bir canlıdan büyük bir insana dönüştüren, bizi yeşerten, canından can veren, biz sevinince daha çok sevinen , ufak bir üzüntümüzde anlayamadığımız şekilde kahrolan, bir dakika görmese hasretin en büyüğünü yaşayan,  eşşek kadar insan olsakta , 20 30 40 50 yaşına gelsekte hala bizi ilk günkü halimizle seven, o günki gözlerle bakan, varlığı her zaman en çok neşe, huzur,mutluluk, güven veren, yokluğunun düşüncesi en sert insanı bile korkutan, çaresiz bırakan,göz yaşlarına boğan,  şu hayatı ve hayattaki sevdiğimiz herşeyi bize sevmeyi,yaşamayı, iyiyi,güzeli, öğreten, Cennetin bile ayakları altına serildiği (önce Kendi annem olmak üzere) tüm mübarek anneler,

 iyi ki varsınız, iyi ki annemizsiniz, Anneler günün kutlu olsun.


Aşağıdaki resimleride tesadüfen buldum , günün anlam ve önemiyle %50 alakalı :D

Bebek Kostümleri




 






Favorim yaaa çok tatlı



çok şirin yaaa:D



Cumartesi, Nisan 23, 2011

THE BODY SHOP İNDİRİM GÜNLERİ




Konban wa

Geçenlerde Alışveriş meraklısı, pazarlama , moda ve marka konusunda neredeyse uzman diyebileceğim ( uzmanlık sınavına girse ilk 10 da :) ) arkadaşım Escin in blogumuzda  The Body Shop indirimi paylaşmıştı. "2 Al 1 Öde" kampanyasından yararlananlar var mıdır bilmiyorum  , fakat genelde kullandığım markalara sadık olan ben daha önce The Body Shop un sadece kapısının önünden geçmiş olup ,hiç bir ürününü kullanmadım.. Ta ki...

 The Body Shop a blogdaki haber sonrası teşrif ettim. Taksim The Body Shop ta "2 Al 1 Öde" kampanyası tabelası baya bir ilgi çekici duruyordu açıkcası. Bu kampanyadaki ürünler Çay ağcı Tea Tree özlü temizleme losyon, tonik, krem , diğer ürünleriyle ve Denizyosunu serisinde mevcut. Aslında Çay ve Çay ağacından elde edilen ürünlerinin tamamına yakınının cilde ve bedene ne kadar iyi geldiğini Sağır Sultan bile duymuştur herhalde. Deniz yosunu ürününü daha önce kullanmamakla birlikte, Nivea nın Deniz Mineralli serisinden baya  memnun kalmış bir tüketicisiyim, bu nedenle bu indirim dikkatimi çekti ve ziyaretime vesile oldu. Hali hazırda deniz mineralli ve çay özlü temizleme losyon,krem ve toniklerim olduğu için sadece gelecekte almayı düşündüğüm bir seri olarak kaldılar, fakat şansa bakın ki tam oradayken başka ürünlere de indirim etiketi koyuyorlardı ve ben hemen damladım tabiki. ilgimi çeken konulardan biri olduğu için Kiraz resimleride dikkatimi çekti , Japanese Cherry Blossom ve Lychee serilerinde de "2 Al 1 Öde " kampanyası mevcut, ilgilenenlere duyurulur.
Japanese Cherry Blossom EAU DE TOILETTE
The Body Shop

8 senedir Pantene Mükemmel Bukleler serisini kullanan ve memnun kalan ben, Procter & Gamble ın gazabına uğramış bulunuyorum, şu günlerde. Saçlarıma en iyi gelen,Şampuan ve krem üreticisi P&G (  ki tüketicisini takip ve ürün gelişiminde sektörde pazarlamada,satış stratejisinde hayran olduğum , kitabını yuttuğum ve "Gerçek Patron tüketicidir" anlayışını benimseyen) malesef Mükemmel Bukleler serisinin --- büyük nedenle Şu Tuğba Büyüküstün nün birbiri ardına çektiği ve, hangisinin aslında saçına daha iyi geldiğini benim anlamadığım kendisinin de çözemediği :) yeni ürünler nedeniyle ----- üretimini durdurmuş ve ben stoktan yiyiyormuşum, deli danalar gibi aramadığım market kalmayınca çaktım köfteyi:( neyse , bu sebeple saçıma uygun şampuan arayışı içindeyken indirim etiketi yapıştırlan  ürünler muz pureli şampuan ve saç kremi,salatalık suyu özlü tonik ve losyonlardı. Muz pureli şampuan ince ve yıpranmış saçlar içinmiş. bende bu fiyata denemek amaçlı kaçırmak istemedim ve aldım.
BANANA ŞAMPUAN VE SAÇ KREMİ 9,90 TL


The Body Shop Banana Shampoo-Conditioner

 Bunlarla birlikte cilde çok iyi gelen ve daha önce Olay Marka kullandığım Salatalık suyu özlü temizleyici tonikle beraber , kullanmanızı tavsiye ettiğim - cilt için kullanılan losyonu en güzel şekilde dağıtan ,temizleyen - Organik Pamuktan üretilmiş makyaj ve disk pedlerden de bir adet aldım. Stoğumdan Disk pedler çok olduğundan denemek amaçlı organik pedlerin dikdörtgen şeklinde olanlarından aldım. - Kullandığım diğer makyaj pedlerine oranla biraz pahalı kaldı gibi ama memnun kalırsam kullanmaya devam ederim diye düşündüm, çünkü cilt bakımı ciddi birşey, uyduruk pamuklarla temas ile kaliteli organik pamuğun teması ve etkisi , kullanımı ve ömrü aynı değildir.

The Body Shop
Salatalık suyu özlü tonik - organik pamuklu makyaj temizleme pedleri
Şimdilik ilk kullanımında hepsinden memnun kaldım. Tabiki ilk kullanımım olduğu için temkinli ve takipteyim, gerçi üzerinde ki bilgiye göre doğallığı sayesine alerji yapma olasılığı baya baya düşük:) bakalım cildim sevecek mi :D

Özellikle şişelerin üzerindeki bir bilgi dikkatimi baya bir çekti. Ürünlerinin hayvanlar üzerinde kesinlikle denenmediğini, ve hayvanların kozmetik sektöründe kobay olarak kullanımına karşı olduklarını belirten açıklamaları mevcut.

 veee tabiki Doğallığı misyon edinmiş bir markadan beklediğim bir şeyle de karşılaşmak beni oldukça sevindirdi, %100 geri dönüşümlü kağıttan ve doğadan elde edilen ve üzerindeki yazıların doğal boya- kimyevi mad. içermeyen - alışveriş poşetleri de oldukça sağlam ve güzel. ayrıca bütün ürünlerinde geri dönüştürülmüş plastik şişeler kullanıyorlar.

 Bundan sonra doğallığına vizyon ve misyonuna güven duyacağıma inandığım The Body Shop takip listeme girmiştir. Teşekkürler Escin :)

Fazie

Salı, Nisan 19, 2011

Güzel Dünyamıza Uzaydan Güncel Bakış..


Moon and Earth

Credit: ESA/NASA
(237F4995)

Konichi wa..

Bloggerın özelliklerini yeni keşfettiğim şu günlerde baktım ki bilgiye ulaşmak ne kadar kolay artık. Internet kullanımı , teknolojinin hızı insanı - her ne kadar bu jenerasyon teknolojiyle büyüse de - hayretler içerisinde bırakabiliyor. Eskiden 2000 li yıllarla ilgi çekilen bilim kurgu filmleri beklentisiyle Millenium çağına girip "aaa hani ışınlanacaktık biz yaa" diye hayal kırıklığına uğrassak da aslında maddesel transportasyona ihtiyaç olmadığını ve bize filmlerdeki o sahnelerle aslında onu anlatmaya çalışmadıklarını - günümüz yoğunluğu sebebiyle - anca anca idrak edebiliyorum :)))) Dünyada neler olup bitiyor şu anda diye eskiden merak ederken şimdi olayın yaşandığı ülkenin vatandaşlarından önce biz öğreniyoruz,ayrıntılı bilgi ve görsel öğelerle.. Geçen Blogger ın istatistikler özelliklerini karıştırırken Türkiye de Türkçe olarak yazılan bu küçük blogun - belki yanlışlıkla ama - Avrupadan ve Amerika dan  da 50 üzerinde izlendiğini fark ettiğimde gereksiz bir sevinç yaşadım - sanki Amerikalı türkçe biliyorda okuyor gibi :P - neyse, paylaşmak güzeldir:D sonra diğer sosyal paylaşım siteleri - malumunuz twitter ve facebook tabiki ( acaba twitterdan da bir film çıkarırlar mı bence "Crash"http://www.imdb.com/title/tt0375679/ filmi gibi ayrı twitterlarda başlayan hayat hikayelerinin sonunda birbirine bağlandığı :)baya güzel filmdir tavsiye ederim ) - aklına geliyor insanın. Çok sık kullanıcısı olmasamda Ülkemdeki ve Dünyadaki farklı insanların bakış açılarını takip etmek açısından kullandığım Twitter - kullanım amacını abartmadıkça - aslında facebooktan daha kullanışlı bence.

"Uzayla ne alakası var kardeşim " cümlesini kullanmadan konuyu şöyle bağlıyım:) Twitter da takip ettiğimi söylediğim Ülkemdeki ve Dünyadakilerin arasında aslında Dünya dışındaki insanlarda dahil. Uzaylılar değil :D NASA nın Astronotlarından biri, İtalyan Astronot Paolo Nespoli.

"Ben büyüğünce Astronot olcam" diyen çocuklardan mıydı küçükken bilmiyorum ama Neal Amstrongdan etkilenen nesilden olduğu kesin. Ve işin zorluğunu ve gerektiren kabiliyetlere sahip olduğunu düşünürsek bu beyfendinin takip edilecek farklı bir bakış açısı olduğu aşikar. Özellikle NASA mekiğinden bize gösterdiği bakış açısı!

MOON / LUNA
http://www.flickr.com/photos/magisstra/ 


Kendisi Atmosferin dışında bizim Google Earth en simülasyon olarak, bazen de NASAnın paylaştığı Dünya görüntüleri dışında başka bir yerde göremediğimiz şekilde , ve hislerle - ne kadar şanslı - bizi yukarıdan takip ediyor. Twitterında Dünya üzerinde atmosferde hareket ederken, geçtiği kıtalar üzerinde, ülkeler ve onca güzellik üzerinde "An" ları resmediyor ve paylaşıyor.

Asya ile Avrupayı birleştiren güzel şehrimiz İstanbul un bir fotografını çekmiş ki Boğaz Köprülerinin görüntüsü harika..

İstanbul Boğazı - Istanbul Bosphorus
Dünyadan ve  Türkiye den bir kaç görüntü daha,
Fethiye 

Güney Yunanistan ,Girit ve Ege Bölgesi

Gökyüzünde Şimşekler

İlgilenen olur mu bilemem ama benim gibi Belgesel meraklılarının ,doğal güzelliklere aşık insanların takip etmesi gereken güncel bir belgesel kuşağı twitter da Mr." Paolo Nespoli ".  Takip etmek isteyenler, Resimler ve daha fazlası için Twitter da https://twitter.com/#!/astro_paolo , Flickr da http://www.flickr.com/photos/magisstra/ adreslerinden harika fotoğrafları ve konuları izleyebilirler.

Fazie

Pazar, Nisan 10, 2011

Potre Coco Channel

Gabriel Coco Channel...
Bugün sahip olduğumuz özgür ve rahat kadın olmamızı borçlu olduğumuz kadın,
Çağdaş modern kadının yaratıcısı,
Kadınlarının refahı için yaptığı katkının boyutları inkar edilemez
Güçlü kadın..
20 yy büyük feministi 1900 yıllarda "kimsenin karısı olmayacağımı biliyorum" diyebilecek kadar özgür ve cesur...




1883'te doğmuştur Coco yetimhanede büyümüştür.Moda dünnyasını ters yüz eden Gizemli olmanın aslında kadınları çekici kıldığını ortaya çıkarıp, Günümüz kadının maskülen tarzını oluşturan Coco chanel ...aynı zamanda 1900'ler başında fransa'da  başlayan günümüzde kadar etkisini sürdüren modern kadının yeni slütinin oluşmasındaki yegana modern rahat kadının öncüsü... Uzun, bol eteklerin, korselerin giyildiği, saçların bukle bukle yapıldığı kendi deyimiyle kadınların" yürüyen perde" gibi dolaştığı bir dönemde insanlara tasarladığı rahat kıyafetlerle kadın olmaktan vazgeçmeden de eşit olunabileceğini göstermiştir. Coco elbiseleri çıkartıp korseler arasına şıkışan kadını inanılmaz bir şekilde özgürleştirdi.Channel bir çeşit dahi, yanlızca bir terzi veya moda tasarımcısı değil toplumsal yapıyı dönüştüren kadına özgür rahat bir kimlik kazandıran onu değerli kılınmasındaki en büyük öncüyüdü.Kıyafetlerindeki sadelik ise onun her tipten ve her meslekten insanla birarada yaşaması ve onlardan esinlenmesidir. Coco kariyerine bir kabere şarkıcısı kapatma olarak başladı çünkü biliyordu ki ona imkanlar sunacak hayatın kadınların erkeklerin hegomonyasında kaldığı dönemdeki tek yolun malesef ki bu olduğunun Hayatın cilvesiydi Ancak, bolluk içinde yaşayan ünlü bir insan, efsanevi bir moda devrimcisi olan coco aslında hiç mutlu bir kadın değildi. Hayatında bir kez aşık olmuştu, o da kısa bir süre sonra ölmüştü. Bir daha da kimseyle doğru düzgün bir ilişki kuramayacak kadar sadık bir kadındı. Birinci dünya savaşı sıralarında bir alman subayı sevse de, subay onu bir süre sonra terketti ve coco yine yalnız kaldı. hep yalnız bir kadındı. "bu kadar ünüm ve servetim olacağına keşke bir kocam olsaydı" demiştir bir keresinde...


1971'de, 88 yaşında dünyaya gözlerini yummuştur. ama yarattığı stil hâlâ canlıdır. Hala Sokakta bir kadın gördüğümüzde aslında Channel in mirasını görüyoruz " sadelik" çağdaş kadına giydirip kuşattığı sadelik,
Sanatçılar bir yol gösterir, farklı kimsenin görmediği başka bir yol...

Today, we are grateful that we have a free and comfortable women's us to be women, Contemporary creator of the modern woman, Size of the contribution to the welfare of women can not be denied A strong woman .. 1900 years of 20th century feminist, "I'm not going one's wife"

Coco was born in 1883, opposite face of the mysterious world of the orphanage büyümüştür.Moda of being out of the fact that makes women attractive, masculine style of today's woman, Coco Chanel ... by starting at the same time in France at the beginning of 1900s until today continues to influence the modern woman's new slütinin pioneer of the modern woman yegana formation comfortable ... Long, loose skirts, belts are worn, frizzy hair on the women's own words, "moving curtain" walks around like comfortable clothes designed by people at a time without giving up being a woman has an equal olunabileceğini. Remove the jammed between the women wear corsets to Coco özgürleştirdi.Channel some kind of an amazing genius, just not a tailor or fashion designer of women into the social structure of identity earned him a free comfortably the largest of the kılınmasındaki öncüyüdü.Coco off his career began as a singer because I knew kabere men and women that life will offer him opportunities that this is unfortunately the only way of life hegomonyasında cilvesiydi that period, however, is a famous man living in abundance, with the legendary coco is actually a fashion revolutionary was not a happy woman. Had been in love once in your life, and he died shortly after. Not be able to have a proper relationship with anyone until a more loyal woman. A German officer in the ranks of World War I will love, the officer left him after a while, and Coco was alone again. a woman, always alone.
"If I had a husband I wish I could be so much wealth," he once said ...

In 1971, 88-year-old eyes to the world welcomed. created by the style, but still alive.
In fact, when we see a woman in the street Channel of still see the legacy of "simplicity" of contemporary women, clothed the surrounding plain, Lineup shows a way, a different way that nobody else sees ...






Popüler Yayınlar