MyLittle Shoping World Headline

Film etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Film etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Çarşamba, Mayıs 04, 2011

Nostarji : Şeker Kız Candy"Candy Candy" ve Sevdiğim (Önerdiğim ) Animeler

Şeker Kız Candy - Candy Candy


Konichi wa..

Herhalde artık Uzak doğu dillerine olan ilgimin başlangıç noktasını tahmin etmişsinizdir:D Evet Şeker Kız Candy .. Anne ve teyzelerimizle tek ortak çocukluk anımız olan, pembe dizilere taş çıkartan ( hala yayınlansa utanmadan, sıkılmadan izleyeceğim) Anime.

Anime nin ne olduğunu bileniniz var mı bilmiyorum ama Japon çizgi filmi olarak ( genellikle bebelere değil büyüklere çizgi film tadında ) genellikle önce Manga (Manga, Japonların çizgi roman çizgi roman için kullandıkları sözcüktür)olarak oluşturulmuş ve daha sonra ekrana aktarılan Japon Çizgi Filmi olarak isimlendirebilirim kısacası.

Gelelim Şeker Kız Candy'e ,( a.k.a. Candice White ) yetimhaneye Pony 'nin Evine bebekken bırakılmış, gariban ama hayat karşısında herzaman güçlü bir karakter çizmiş herkese yardım eden, aman kimse kırılmasın üzülmesin diye kendini paralayan, Hayatının Aşk ı Anthony ile tanıştıktan sonra, hayatına düzenden çok karışıklık giren, tam herşey düzelmişken Anthony 'i kaybeden , Anthony nin acısını kalbine gömmüş Amerikadan İngilitere ye giderken gemide Anthony e benzettiği, düşünceli, kendini beğenmiş şımarık Terry ile tanışan, ve aslında aynı okulda olduklarını öğrenen, birbirlerini tanıdıkça aşık olmaya başladıkları sırada (yine) tam kavuşacakken,Ilayza nın (kıskanç şey) oyununa gelip okuldan atılan Terry için peşinden kaçan, mutluluğu tam buldu derken hep elinde patlayan, ( böyle anlattığıma bakmayın şaka olsun diye - 115.bölümü izliyince bitti diye baya üzüldüm çok severim yani ) güzel bir animedir ve Türk Televizyonlarında hepimizin aklında kalan son sahnesi , Terry nin peşinden giderken , bir evde kalan ve oradaki çocuk hastalandığı için bir dağa doğru doktoru çağırmaya diye koşarkenki sahnedir.

Senelerce bu sefer hepsini yayınlarlar diye ( tabiki severek ) tekrar tekrar izlediğim Şeker Kız Candy i hala neden hep aynı bölümde kestiklerinin mantığını kavramış değilim. Bu gün bile tekrar yayınlasalar çoğumuzun oturup sıkılmadan izleyeceğine, ve yayınlayan Tv Kanalına sempati ve reytingleri arttıracağına eminim. En son Üniversite de Star Tv de sabahın bir kör vaktinde yayınladıklarını öğrenip yetiştiğimde (zaten 54.bölüme kadar sahip oldukları ) hep 30. bölümler de yakaladım. 54. e kadar da izledim.
Candy Candy

Geçen sene uzun süren araştırmalarım sonucu en sonunda bütün bölümlerini buldum,izledim ve Hard Disk imin en derin köşesine sakladım. Daha sonraki bölümleride Terry i görme umuduyla 4 gözle izlesemde, heyecanlı olaylar, tekrar tekrar yaşanan tahlilsizliklerle birlikte herzaman gülümsemesini bilen bir karakter olan Candy, tamamen kendi için olmasada mutlu sonla bitiyor arkadaşlar..15 - 20 bölüm olsaydı eksik kalan, paylaşırdım ama daha 60 bölüm olduğu için ne internet dayanır ne de bilgisayar, belki bir gün yavaş yavaş da olsa paylaşırım





birde kalsik olarak açılış parçasını paylaşıyım, ( nasılda ezberimdeymiş yaa hala söyleyebiliyorum=) )

birde güzel sahnelerden bir kaçı:)işteee...









Bu videoları izledikten sonra yine duygusallaştım:) Son olarak size Romantik komedi tadında yep yeni animelerden birini tavsiye etmek istiyorum.


Kimi ni Todoke [ " Reaching You"/" From me to You" ]






Kuronuma Sawako - Kazehaya



Bayılarak izlediğim harika bir animedir. Kimi ni Todoke ve Kimi ni Todoke 2nd Season olarak iki sezon izledim, bazen Sawako nun saflıklarından bıkkınlık geldiğini düşünebilirsiniz ama bir sonraki sahnede komik tarafını görünce tekrar sempati duymaya başlıyorsunuz. Kuronuma Sawako baş kahramanımız, hayatı boyunca sınıftaki ve dışarıdaki arkadaşları tarafından hep yanlış anlaşılmış, ürkek ve tatlı tavrı ile aslında ne kadar iyi niyetli olursa olsun tam zıttı anlaşılmıştır. Okuldaki arkadaşları Sawako yu garip tavırları korkutucu gülümsemesi ve simsiyah saçları nedeniyle "Ring" dan"Halka" daki hayalet kıza benzetip, Sadako takma adını verirler. Kazehaya -kun (ilk karşılaşıp,tanıştığıklarında Sawako ya gayet samimi şekilde soru sorar, gülümser ve teşekkür eder,) onunla konuşmaya başladığında,Sawako nun kendine güveni (farkında olmadan ) geri gelir, ve yavaş yavaş herkesle konuşmaya başlar ve hikaye daha da eğlenceli bir hal almaya başlar. Yanlış anlaşılmalar, işlere burnunu sokanlar, uzaktan bakanlar, tatlı tatlı kıskançlıklar ve bir çok sahne.. Benden söylemesi bayılacaksınız:D


hatta bir kaç değişik resim paylaşıyım merakınız artısın :D
sadakooooo:D

bu sahnede puhahaha diye kopmuştum

kimi ni todoke 2nd season

kimi ni todoke

bu da internete bulduğum süper bir çizim :D Devianart ta daha bir çoğunu bulabilirsiniz


işte ;Sawako ya Sadako demelerinin nedeni , Ring filmindeki gibi :D


Erkek ler diyebilir " ne romantikliği komikliği anime dediğin kanlı canlı olur diye " o zaman da size bir kaç isim veriyim " Elfen Lied, Vampire Knight , Helsing, Naruto, Bleach,, ... vee en çok sevdiklerimden - mangası da güzel - The High School of Death " :)



Death Note ( süperdir,İmdb notu:9,2 , Kesin izleyin) olaylar başlamadan önce, Ryuk adındaki shinigami(ölüm tanrısı) kendi “Ölüm Defteri’nin” kurallarını insanların dünyasında en çok yaygın dil olduğu için ingilizce olarak yazar ve dünyaya gitmek istediği için defteri dünya ya düşürür, Çok iyi polisiye, doğa üstü, film tadında izleyeceğiniz bir animedir. Konusu ve sürükleyiciliği bakımından benzersizdir. Ayrıca sinemaya aktarılan nadir animelerden biridir http://www.imdb.com/title/tt0810827/
  • Ölüm defterinin ilk sayfasında kurallar vardr bu kuralar;


  1. Ölüm Defterine ismi yazılan kişi ölür.
  2. Deftere yazdığınız kişinin yüzünü bilmezseniz o kişi defterden etkilenmez. Böylece aynı isime sahip olan kişiler de ölmez.
  3. Bir kişinin adı yazıldığı zaman o kişi 40 saniye içinde ölür. Eğer ölüm biçimi yazılmazsa o kişi kalp krizinden ölür.
  4. Ölüm şeklini yazdıktan sonra 6 Dakika 40 Saniye içinde ölümün detaylarını yazabilirsiniz.
  5. Bir kişi Ölüm Defterini kullanmışsa ne cennete ne cehenneme gidebilir , hiçliğe karşır.
  • Defterde yazılmayan kurallarda vardır;
Ölüm defterinden ufacık bir parça bile defterin bütün özelliklerini taşır.
Deftere dokunan her kişi o defterin ölüm meleğini görebilir.

  • Defter sahibi ile ölüm meleği arasında bir göz takası vardır. Ölüm meleğinin gözleri bir insanın başının üstünde onun ismini ve kalan zamanını görür. Defter sahibi kalan hayatının yarısına karşılık bu yeteneği alabilir.
  • Ölüm meleği defterle ilgili hiçbir şeyi defter sahibine söylemek zorunda değildir.
  • Defterin sahibi sahiplikten vazgeçerse defterle ilgili bütün anılarını unutur ve ölüm meleğini artık göremez.
  • Defter sahibi ölüm meleği gözlerine sahipken defterin sahipliğinden vazgeçerse ölüm meleği gözleri gider ama giden yaşam süresi geri gelmez.
  • Ölüm meleği gözlerine sahip olanlar yalnızca kendi yaşam sürelerini ve defter sahiplerinin yaşam sürelerini göremezler.
  • Eğer deftere yazılan ölüm başka insanlarıda öldürüyorsa ölüm yazılan şekilde gerçekleşmez. Kişi kalp krizinden ölür.
  • İmkansız olan ölümler gerçekleşmez. Kişi kalp krizinden ölür. [umarım merak uyandırmışımdır]

The High School of Death (imdb 8/10)
High School of Death - Manga


Neyse bayanlar için de romantik komedi anime listeside eklemek lazım; canınız sıkıldığında ve özellikle bunaldığınızda ilaç gibi gelecek bir kaç anime daha, ( salak salak evlilik programları , tv programlarını ve dizileri izlemekten iyidir diye düşünüyorum, onlarda bir kavga bir dövüş insanın daha beter sinirlerini hoplatıyorlar ) listeliyim

(Kimi ni Todoke sezonlarından sonra sırasıyla izleyin derim:)) )
itazura na kiss op/end
1- Itazura na kiss
2- Lovely Complex
3- Ouran High School Host Club
3- Special A
4- Kaichou wa Maid-Sama
5- Nana
6- Melancholy of Haruhi Suzumiya
7- Skip Beat
8- La Corda serisi
9-Chobits
10-Nodame Cantabile
11- Peach Girl
ve daha bir çoğu

Animelerle ilgili sevdiğim bir diğer şeyde harika soundtrack ları olması, daha önceki yazılarımda da belirttiğim gibi Müziğin Evrensel bir dil olduğunu adeta haykırıyor( size öyle gelmiyorsa bana öyle geliyor da olabilir bilmiyorum:P ) . Özellikle yukarı saydığım animlerden NANA, Kimi ni Todoke , Death Note, Elfen Lied, Naruto, Bleach soundtrackları ile hayatıma renk katan animelerden , fakat daha soft bir müzik olduğu için aslında Kimi ni Todoke ve NANA müziklerini daha çok tercih ediyorum , internetten soundtrack müziklerini bulmak çok kolay , izledikten sonra , izlemeseniz bile müziklere bir göz atın derim . Hatta sevdiklerimden bir kaçını paylaşıyım, ( kim bilir belki sizde benim gibi beğenirsiniz)

Kimi ni Todoke 2nd

Kimi ni Todoke (şarkı tabiki japonca ama ingilizce çevirisi de var bu klipte , ve sözler çok güzel)


Nana Opening Song4

Nana - Black Stones - Opening
(Özellikle NANA Anime ( Animedeki müzik grubunun adıyla "Black Stones" olarak müziklerini aratabilirsiniz) şarkıları İngilizce ağırlıklıdır, sıkılmassınız "bence" :P )


Anaaamm Otaku olmadım heralde dimi, yok canım olmamışımdır:D "anime delisi"

Bakalım animelerle ilgili bu yazımın takibine ve okunuş istatistiklerine göre devamını getirebilirim, umarım içinizdeki çocuğu hiç kaybetmessiniz.

p.s. şimdi fark ettim de baya uzun yazmışım :( umarım sonuna kadar okuyan olur)

Fazie

Perşembe, Nisan 14, 2011

GLOBAL WARMING _ İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ



Konichi wa ..

Biliyorum BÜYÜK HARFLERLE yazmak dikkat çekmek için yeterli değil ama elimden gelen bu şimdilik.

Bundan 10 sene önce Nisan ayında hava durumlarıyla ilgili haberlerde tek duyduğumuz "Nisan Yağmurları Geliyor"  başlıklı haberlerdi , fakat Küresel Isınmanın artık Sadece Kutuplardaki "Kutup ayılarını" rahatsız etmeyeceğini gözümüze sokarcasına Dünya mızın bize göstermeye çalıştığını ne zaman anlayacağız bilemiyorum.Özellikle ülkemizdeki son bir haftadır iklim olaylarının artık bazılarımızda "neden acaba" sorusunu uyandırdığını umuyorum. Küresel Isınmanın "sadece hava sıcaklığının artması durumu" olmadığını , sanırım THE DAY AFTER TOMORROW (http://www.imdb.com/title/tt0319262/) ve "THE DAY THE EARTH STOOL STILL" (http://www.imdb.com/title/tt0970416/) filmleriyle de gözümüze gözümüze sokmuşlardı. ( tabiki anlayana ).

Nisan ayında Kar felaketleri , Sel felaketleri haberiyle güne başlamak; zaten benim farkında olduğumu düşündüğüm durumun,en azından gençlerimiz tarafından da biraz fark edilmeye başlandığını umudunu, en azından sorgulamaya başlayacak yeni kişilerin varlığının olabileceğini düşündürdü bana. o nedenle sürekli takip ettiğim bir kaç Koruma Derneği ve Faaliyetleri ve Bugünkü Durumumuzla ilgili linkler ve bilgiler paylaşmak istedim. 

Doğal Hayatı Koruma Derneğini WWF hepimizin bildiğini varsayıyor, bilmesek bile böyle bir kuruluşun olduğunu tahmin ettiğinizi düşünüyorum. Mart ayında Boğaz Köprüsü Işıklarınında 1 Saat süreyle söndürüldüğü Küresel Isınmaya karşı olan Küresel Eylemi Hiç olmadı haberlerde veya gazetelerde gördüğünüzü düşünüyorum. İşte bu Eyleme Tüm Dünya katıldı aslında , "Dünyamızı kurtarmak için son çırpınışlar" olarak adlandırmak benim için zor ama aslında doğru bir tanım. WWF-Türkiye sitesindeki bilgileri burada paylaşmak , nacizane merakınızı ve bilgilnizi arttıracak makaleleri paylaşmak istiyorum.

"İklim Değişikliği Nedir?
Dünyanın atmosferi bir sera gibi çalışır. Güneşin yaydığı kısa dalga ışınlar atmosferden geçerek yeryüzüne ulaşır. Yeryüzü güneşten aldığı bu ışınların bir kısmını, uzun dalga kızılötesi ışınlar olarak atmosfere geri yansıtır. Atmosfer neredeyse bütünüyle nitrojen ve oksijenden oluşur ve bu gazlar kızılötesi ışınları yani sıcak dalgasını tutmaz.

Ancak atmosferdeki karbondioksit, metan, ozon, azotoksit ve nitrojen oksit gibi gazlar yeryüzünden yansıyan kızılötesi ışınların bir kısmını yakalar ve tutulan ışınlar atmosferin alt tabakalarını ısıtır. Bu gazlar modern endüstride ve tarımda kullanılan gazlardır ve bunların emisyonunun yüzde 77’si, petrol, kömür, doğalgaz gibi fosil yakıtların yanmasıyla açığa çıkar.

Bu şekilde ısınan havanın bir kısmı alçalarak yeryüzünü etkiler. Buna ‘sera gazı etkisi’ denir. Sera etkisi sonucu dünya yüzeyinin sıcaklığının artmasına ise ‘küresel ısınma’ denir. Geçtiğimiz bin yıl boyunca, ormanlar sayesinde, dünyadaki bitkilerin saldığı gazlarla karbondioksit arasında bir denge söz konusuydu. Ormanlar havaya salınan karbondioksiti tuttu, selüloza dönüştürdü ve fotosentez yoluyla havaya oksijen saldı. Ancak günümüzde, bin yıl önceki ormanların yarıdan fazlası yok olmuş durumda ve bu nedenle karbondioksit düzeyi yükseliyor.

Günümüzde atmosferdeki karbondioksit seviyesi, doğanın kabul edebileceğinden bin kat hızlı artıyor. Atmosferdeki karbondioksit konstantrasyonu 1800'lü yıllardan bugüne yüzde 30'dan fazla artmış durumda. Karbondioksitin küresel ısınmada yüzde 64 paya sahip olduğunu unutmamak gerekiyor. Sonuç olarak, yeryüzünün ortalama sıcaklığı geçtiğimiz yüzyıl içinde 0.6°C arttı. " (http://www.wwf.org.tr/page.php?ID=24&mID=68)"
"İklim Değişikliğinin Küresel Etkileri Nelerdir?

Küresel ısınmanın devam etmesi ve sıcaklıkların Sanayi Devrimi öncesi seviyenin 2oC veya üstüne çıkması, tehlikeli ve geri dönüşü olmayan etkiler yaratacak. Bu etkilerden bazıları şunlar:
Hava koşullarında değişim: Küresel ısınmaya bağlı olarak dünyanın bazı bölgelerinde artan kasırga ve fırtınalar, deniz seviyesindeki yükselmeye bağlı sel ve taşkınlar yaşanırken, bazı bölgelerde de uzun süreli, şiddetli kuraklıklar ve çölleşme artacak. Örneğin, kıyı bölgelerinde yağış miktarı artarken, iç bölgelerde sıcak havanın etkisiyle kuraklık baş gösterecek, yangınlar çoğalacak. Bu yüzden hava sıcaklıkları da bölgelere göre büyük farklar gösterecek ve bu durumun tahmin edilemeyecek kadar karmaşık sonuçları olacak.


Ekosistemlere etkileri: Küresel ısınmaya bağlı olarak kış sıcaklıkları artıyor, ilkbahar erken geliyor, sonbahar gecikiyor, hayvanların göç dönemleri değişiyor. Kısacası iklimler değişiyor. İşte bu değişikliklere dayanamayan bitki ve hayvan türleri azalma ya da tamamen yok olma tehlikesiyle karşı karşıya. Yeryüzünde yaşayan türlerin yüzde 35’i, toplamda bir milyondan fazla tür, 2050’ye kadar yok olma tehlikesi altında. Özellikle Güney Afrika’daki Cape bölgesi gibi pek çok nadir ekosistem ve onların barındırdığı türlerin kaybolması gündeme gelecek. Kuzey Akdeniz’de ise örneğin 3.6C oranında küresel ısınma, bitkilerin yüzde 50’sinin kaybına yol açacak. Bu durum İspanya ve Fransa’da bitki türlerinin yüzde 80 oranında kaybına neden olabilir.


Gıda sıkıntısı: Isınma sonucu Afrika’da ve diğer yerlerde daha sık kuraklık yaşanacak. Bu yüzden, buharlaşmadaki artış sebebiyle, tropikal bölgelerden ılıman orta enlemlere kadar uzanan bölgelerdeki tahıl hasatında genel bir düşüş yaşanacak.


Su sıkıntısı: Sıcaklığın artmasıyla birlikte küresel ölçekte yaşanacak su sıkıntıları sonucunda üç milyardan fazla insan risk altında olacak. Erime sularının kaybı, örneğin yalnızca Hindistan’da 500 milyon insan için ve sulama alanlarının yüzde 37’si için su sıkıntısına neden olacak.
Sağlık sorunları: Küresel ısınma insan sağlığını da doğrudan etkiliyor. Bilimadamları iklim değişikliklerinin kalp ve solunum yolu rahatsızlıklarını, bulaşıcı ve alerjik hastalıkları tetikleyebileceği görüşünde. Dünya çapında üç yüz milyon insan, sıtma ve benzeri hastalık riskiyle karşı karşıya kalacak. Ayrıca 2020 yılına kadar, kısmen sıcaklık artışından kaynaklanan stres nedeniyle, özellikle da düşük gelirli ülkelerde ishal ve kötü beslenme nedeniyle, sağlık harcamaları ikiye katlanacak.
Sosyoekonomik sorunlar: Sıcaklık artışının yaratacağı sosyoekonomik sorunlar, gayri safi yurtiçi hasılada birkaç puanlık kayıplara neden olacak."(http://www.wwf.org.tr/page.php?ID=25&mID=66)"
"İklim Değişikliğinin Türkiye’ye Etkileri Nelerdir?
Küresel çapta 2˚C’lik sıcaklık artışının Türkiye’yi de içine alan Akdeniz Havzası üzerinde pek çok önemli etkisi olacak. Küresel sıcaklık artışı 2˚C’ye ulaşırsa, Akdeniz iklimi daha da ısınacak, kuraklık geniş bölgelerde hissedilecek ve iklimde değişiklikler görülecek. Bölgedeki genel sıcaklık artışı 1-2˚C’ye varırken, Kuzey İtalya, Türkiye’nin iç bölgeleri gibi denizin hafifletici etkisinden uzak, iç kesimlerde artış 5˚C’ye ulaşabilecek. Özellikle iç kesimlerde sıcak dalgalarının ve aşırı sıcak günlerin sayısının artması bekleniyor. Kuzey Ege’deki bol rüzgarlı Yunan adalarında bile sıcak günlerin sayısının iki haftaya kadar çıkacağı öngörülüyor.
Yağmurda azalma: Kuzey Akdeniz’de yaz mevsiminde yağış miktarının yüzde 30 azalması bekleniyor. Yıl boyunca kurak dönemlerin uzaması ve değişmesi bekleniyor.

Yangınlar: Güney Akdeniz’de yıl boyunca orman yangını tehlikesi söz konusu olacak. Akdeniz’in diğer bölgelerinde ise yangın tehlikesi bulunan dönemin altı haftaya kadar uzayacağı öngörülüyor.
Tarım: Sıcaklık artışı ve kuraklık tarımsal verimde düşüşe yol açacak. Bu durum özellikle yazın yetişen ve sulanmayan ekinleri etkileyecek. Bu durumdan olumsuz etkilenecek başlıca mahsuller arasında fasülye, soya fasülyesi ve mercimek geliyor.

Turizm: Sıcak dalgalarındaki artış ve orman yangınları, yaz aylarında Akdeniz’in tatilcileri kaybetmesine neden olacak. İlkbahar ve sonbahar bazı tatilciler için cazibesini sürdürse dahi, aileler yaz tatillerini başka yerlerde geçirmeyi tercih edecek.

Su: Daha kurak bir iklim, yağış miktarında düşüş, tarımda su tüketiminin giderek artması, yüzey sularının kaybedilmesi bölgede halihazırda büyük sıkıntı yaratmış durumda. Örneğin, İspanya’da yapılan bir çalışma 1˚C’lik artışın bile İspanya’daki su oranının %5-14 oranında azalmasına neden olduğunu gösteriyor. Benzeri bir sıcaklık artışının yaşandığı Cezayir’de su talebi mevcut kaynakların 0.8 trilyon m3 üzerinde.

Biyolojik Çeşitlilik: Yapılan son çalışmalar 2˚C’lik sıcaklık artışının Kuzey Akdeniz’de bitkilerin yüzde 50 oranında kaybedilmesine yol açacağını gösteriyor. Bu kayıp, İspanya’da ve özellikle Fransa’da yüzde 80’e kadar çıkabilir. Orman yangınlarındaki artış, istilacı türlerin yayılmasına, dolayısıyla orman yangınlarının daha geniş alanlara sıçramasına neden olacak. (http://www.wwf.org.tr/page.php?ID=26&mID=67)"
Blogumuzda Sağ tarafta Linkler bölümünde neler yapmamız gerektiğini anlatan,bilgi alabileceğimiz ilgili kuruluşların Linklerini paylaşıyoruz, paylaşmaya da devam edeceğiz. Lütfen duyarsız Kalmayalım. İnternetten Böyle Paylaşımlarla bişiler yapabilme düşüncesi size saçma gelebiliyor olabilir ama günümüzün iletişim yöntemi İnternet olduğu için En iyi Bilgilendirme ve İletişim Şekli yani "Bilinçlendirme Yöntemi" nin bu olduğuna inanıyorum. Duyarlı olup da neler yapacağının , neleri değiştirebileceğinin farkında olmayan arkadaşlarımız için , herkes için ilgili linkleri paylaşmanızı ve etrafınızdakileri bilgilendirmenizi rica ediyorum. 
Son olarak Trajik durumumuzla ilgili internetten  bir kaç karikatür ve Dünyamızın Resimlerini birde bir Video Paylaşmak istiyorum.




Bu Videodan çok etkilenmiştim, sizinde Etkileneceğinizi Düşünüyorum ...

KÜRESEL ISINMA YA ÇÖZÜM İÇİN BİRŞEYLER YAP 
Küresel Isınma İçin Bir şey Yap!

İnternette bulduğum ve Küresel ısınma için Yapmamız gerekenleri özetleyen şu karikatürü Çizen yapan her kimse tebriklerimi borç biliyorum. Hepsini yapamasamda Elimden gelenin en iyisini yapmaya çalışıyorum, daha iyisini yapabilmemiz için daha duyarlı olmamız, Dünyamıza ,Gerçek Evimize daha iyi bakabilmemiz daha çok kişiyi bilinçlendirelim.. 
Fazie

www.turkiyenincani.org;http://pandadukkan.org;www.wwf.org.tr,www.wwf.org.tr/page.php?ID=194&mID=188



Popüler Yayınlar