MyLittle Shoping World Headline

Türkiye'nin Canı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Türkiye'nin Canı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Salı, Nisan 19, 2011

Güzel Dünyamıza Uzaydan Güncel Bakış..


Moon and Earth

Credit: ESA/NASA
(237F4995)

Konichi wa..

Bloggerın özelliklerini yeni keşfettiğim şu günlerde baktım ki bilgiye ulaşmak ne kadar kolay artık. Internet kullanımı , teknolojinin hızı insanı - her ne kadar bu jenerasyon teknolojiyle büyüse de - hayretler içerisinde bırakabiliyor. Eskiden 2000 li yıllarla ilgi çekilen bilim kurgu filmleri beklentisiyle Millenium çağına girip "aaa hani ışınlanacaktık biz yaa" diye hayal kırıklığına uğrassak da aslında maddesel transportasyona ihtiyaç olmadığını ve bize filmlerdeki o sahnelerle aslında onu anlatmaya çalışmadıklarını - günümüz yoğunluğu sebebiyle - anca anca idrak edebiliyorum :)))) Dünyada neler olup bitiyor şu anda diye eskiden merak ederken şimdi olayın yaşandığı ülkenin vatandaşlarından önce biz öğreniyoruz,ayrıntılı bilgi ve görsel öğelerle.. Geçen Blogger ın istatistikler özelliklerini karıştırırken Türkiye de Türkçe olarak yazılan bu küçük blogun - belki yanlışlıkla ama - Avrupadan ve Amerika dan  da 50 üzerinde izlendiğini fark ettiğimde gereksiz bir sevinç yaşadım - sanki Amerikalı türkçe biliyorda okuyor gibi :P - neyse, paylaşmak güzeldir:D sonra diğer sosyal paylaşım siteleri - malumunuz twitter ve facebook tabiki ( acaba twitterdan da bir film çıkarırlar mı bence "Crash"http://www.imdb.com/title/tt0375679/ filmi gibi ayrı twitterlarda başlayan hayat hikayelerinin sonunda birbirine bağlandığı :)baya güzel filmdir tavsiye ederim ) - aklına geliyor insanın. Çok sık kullanıcısı olmasamda Ülkemdeki ve Dünyadaki farklı insanların bakış açılarını takip etmek açısından kullandığım Twitter - kullanım amacını abartmadıkça - aslında facebooktan daha kullanışlı bence.

"Uzayla ne alakası var kardeşim " cümlesini kullanmadan konuyu şöyle bağlıyım:) Twitter da takip ettiğimi söylediğim Ülkemdeki ve Dünyadakilerin arasında aslında Dünya dışındaki insanlarda dahil. Uzaylılar değil :D NASA nın Astronotlarından biri, İtalyan Astronot Paolo Nespoli.

"Ben büyüğünce Astronot olcam" diyen çocuklardan mıydı küçükken bilmiyorum ama Neal Amstrongdan etkilenen nesilden olduğu kesin. Ve işin zorluğunu ve gerektiren kabiliyetlere sahip olduğunu düşünürsek bu beyfendinin takip edilecek farklı bir bakış açısı olduğu aşikar. Özellikle NASA mekiğinden bize gösterdiği bakış açısı!

MOON / LUNA
http://www.flickr.com/photos/magisstra/ 


Kendisi Atmosferin dışında bizim Google Earth en simülasyon olarak, bazen de NASAnın paylaştığı Dünya görüntüleri dışında başka bir yerde göremediğimiz şekilde , ve hislerle - ne kadar şanslı - bizi yukarıdan takip ediyor. Twitterında Dünya üzerinde atmosferde hareket ederken, geçtiği kıtalar üzerinde, ülkeler ve onca güzellik üzerinde "An" ları resmediyor ve paylaşıyor.

Asya ile Avrupayı birleştiren güzel şehrimiz İstanbul un bir fotografını çekmiş ki Boğaz Köprülerinin görüntüsü harika..

İstanbul Boğazı - Istanbul Bosphorus
Dünyadan ve  Türkiye den bir kaç görüntü daha,
Fethiye 

Güney Yunanistan ,Girit ve Ege Bölgesi

Gökyüzünde Şimşekler

İlgilenen olur mu bilemem ama benim gibi Belgesel meraklılarının ,doğal güzelliklere aşık insanların takip etmesi gereken güncel bir belgesel kuşağı twitter da Mr." Paolo Nespoli ".  Takip etmek isteyenler, Resimler ve daha fazlası için Twitter da https://twitter.com/#!/astro_paolo , Flickr da http://www.flickr.com/photos/magisstra/ adreslerinden harika fotoğrafları ve konuları izleyebilirler.

Fazie

Cumartesi, Nisan 16, 2011

Alış Veriş, Eski, Yeni ...



Konichi wa ...

İki gündür Küresel Isınma mevzu, fakat konu gelecekle ilgili olunca insan ister istemez endişeleniyor. Ülke olarak herşeyi son dakikaya bırakma alışkanlığımızın bu sefer işe yaramayacağı gerçeğini yüzümüze vurmak istiyorum sadece hepsi bu. Atalarımız ne demiş " Bugünün işini yarına bırakma". Ben sadece bunu hatırlatmak istiyorum o kadar.

"hem alışveriş Blogu yapıyoruz hem sosyal konuda yazıyorum" da diye bi düşünmüş olabilir, tezatlığı farketmiş olabilirim , işte bu konuya da çözüm buldum hem alışverişle ilgili hemde küresel ısınma ile ve yapabileceklerim ile ilgili bir yazı..

Alışveriş eyleminin insan oğlunun başlangıcından beri ( Lidya lılara kadar takas la :) ) olduğunu düşünürsek aslında bununla ilgili blog yazıyor olmak çok akıllıca bir olgu diye düşündüm:D tabiki günümüz alışverişiyle önceki alışveriş olgusunu kıyaslayamayız, şu anda ihtiyacımız olandan fazlasını, -  teknolojinin, modanın, günümüz ihtiyaçlarının hızla değişmesi gelişmesi nedeniyle hem biraz gelişmiş pazarlama teknikleri sayesinde, hem tüketim çılgınlığının yeni nesillerde neredeyse genlerine işlediği düşüncesiyle, biraz maddi rahatlıktan , biraz gösterişten, biraz ihtiyaçtan, biraz meraktan, ama daha çok insan oğlunun eski ye olan sadakatsizliğinden - tüketiğimizi gözlemler gibiyim aslında. Tamam son teknoloji aletlerin vs. en son çıkan ıvır zıvırların hoşumuza gitmediğini, alanlarına göre işlerimizi bayaaa bi kolaylaştırmadığını söyleyemem - onlardan birini kullanıyorum şu anda - ama bazen yeni bir şey alırken sahip olduğumuza bir dönüp bakmalıyız diye aklımdan geçiriyorum son zamanlarda. Örneğin geçen evde eski elektronik aletlerimin olduğu kutuya baktığımda neredeyse yarısından fazlasının aslında çalışır durumda - biraz bakıma ihtiyaçları var ama  -  olduğunu fark ettim. Eskiden elimden düşürmediğim kaset çalarım - kullanmaktan kapağı kırılmış , üstü çizilmiş, baya bir eziyetimi çekmiş - meğersem çalışıyormuş. ( gerçi temizliyim derken bir parçasını kaybettim artık çalışmıyor:( ) Aiwa marka o kaset çalarımı gördüğümde aslında onu dinlediğim zamanlar aklıma geldi , bisiklet kullanırken sırt çantamda dururdu, yada kasetin A tarafı bitmesin yada pili bitmesin diye düşünüp dururdum ama bağıra çağıra da en sevdiğim müzikleri dinlediğim zamanları hatırladım. Demizde güneşlenirken 'aman içine kum kaçmasın ' diye başka hiçbirşeyimi korumadığım gibi korurdum. Bir kaset çalar için bu kadar duygusala bağlamaya ne gerek var demeyin, müziğin Ruhun Gıdası olduğunu düşüncesini küçük yaşlarımdan itibaren benimsemişimdir. Neyse örnek iki ; bir jenerasyon ileri gittiğimizi düşünürsek muhtemelen bozulduğunu düşündüğüm CD çalarımlada aynı olayı yaşadım, pili taktığımda çalışmaya başladığı anda sanki yeni bir buluş yapmışcasına sevinmem baya bir komikti. Yalan söylemeyeceğim eskileri seven bir yapım vardır, eski kazaklar , eski resimler, eski hikayeler , eski yazılar , eski olanlar hep ilgimi çekmiştir, bir zamanlar kim olduğumuzu ne olduğumuzu neler yaşadığımızı hatırlattığı için büyük ihtimalle.

Yeni bir şeye sahip olmanın verdiği duygu tabi ki bambaşka, sadece eskilerin kıymetini kendimce paylaşmak istedim. Yenilenmek güzeldir:D [OMO nun "Kirlenmek Güzeldir " sloganına rakip slogan olarak kullanabilirim :)]

Evet işte bu satırdan itibaren alışverişle küresel ısınmayı birbirine bağlıyorum. Her türlü alışverişi yaparken - gıda , giyim, vs. - eve dönerken şikayet ettiğimiz şeylerden bir tanesi de poşetlerin çokluğu ve ağırlığı olur. Artık çoğu firma geri dönüşümlü yada doğada çözünebilir poşet kullanmaya başladı aslında "biz daha ne yapalım" dememek lazım. Kendi odamda atmaya kıyamadığım geri dönüşümlü karton poşetleri gördüm geçenlerde ve aslında bunların bile ne kadar gereksiz olduğunu hatırladım, aslında çoğu zaman kullanmayı tercih ettiğim 3 bez çantalarımın sayılarını çoğaltmam gerektiğini düşündüm. İlk bez çantamı bir ayakkabı mağazasından bundan 5 sene önce almıştım ( ozaman normal çanta diye düşünmüştüm ) ama kısa süre sonra aslında %100 pamuktan çanta kullanmanın rahatlığını ve asıl amacını kavradım.Uzun zamandır markete ve işe giderken kullanmak üzere 2 ayrı bez çanta kullanıyorum. Hatta 1 tanesi yedek duruyor, ve 1 tanede yeni aldım, geçenlerde WWF nın pandadukkan.org adresinde gördüğüm panda desenli bez çanta. Pandadukkan.org adresinden alışveriş yaparak hem Geri dönüşümlü ve yeşil enerji ürünleri kullanabiliyorsunuz hemde WWF Türkiye ye katkıda bulunuyorsunuz. Ayrıca Kurumlar için farklı ve çeşitli hediyelik ürünler kataloğu da mevcut ( aslında Kurumsal Katalog dakilerde satışa sunulmalı )

Kurumsal Katalog Linki > http://www.troy.com.tr/katalog.pdf

Daha ayrıntılı bilgi ve birbirinden ilginç, kullanışlı ,şirin WWF ürünleri için http://pandadukkan.org/ adresine bakabilirsiniz.  (Bir daha ki sefere alacağım ürün "Suyla çalışan Pilsiz Saat" :) )

İşte Resmi Bez Panda Desenli çantam;
WWF Panda Bez Çanta 
     Bez çanta plastik poşetler yada ipli karton torbalar gibi belli bir süre sonra kopma tehlikesi taşımadığı gibi, özellikle uzun süre taşıdıktan sonra ve ağırlığı artıkça diğerlerine göre parmaklarınızı ,ellerinizi kesecekmiş gibi bir hisle sizi pek karşılaştırmıyor. Yağmurlu havalarda genellikte ikisini iç içe kullanıyorum(o da evraklarımı taşıdığı için yoksa gerek kalmıyor ) Aslında Çok çabuk su geçiren çantalar değiller. Oldukça sağlam oldukları için kullanım süreleri uzun, yıkanabilir olmaları sayesinde de oldukça kullanışlı. Ayrıca son zamanlarda  çoğu alışveriş sitesinde de gördüğünüz üzere bez çantaların satışları mevcut ,küresel ısınmadan bihaberlere, ilgilenmeyenlere yada " ben yapamam öyle bez çanta ile" diyenlere " Çok Moda şimdi bu, baaak " diye hediye edebilir, kullanımına teşvik edebilirsiniz :) [p.s. ben yaptım işe yaradı :)]  Aslında çoğu firma sosyal sorumluluk projesi adı altında reklamlarıyla beraber bu bez çantalardan müşterilerine sunuyorlar. Bu bez çantayı taşırken alışverişte tek yapmanız gereken bakkal amcaya, manav amcaya, yada alış veriş yaptığınız kasiyer vs. kimseye söyleyeceğiniz şu cümledir " Poşete koymayın lütfen benim çantam var"..

Bu sayede  hem dünyaya ( üzerinde yaşayan her canlıya) karşı sorumluluklarınızdan birini sadece 1 nefes harcayarak bir nebzede olsun yerine getirmenin verdiği mutluluğa sahip oluyorsunuz, hem de karşıdaki insanı ister istemez düşünmeye yönlendiriyorsunuz.

Panda dükkandan bez çantayla beraber 1 kupa ve geri dönüştürülmüş  kağıttan üretilmiş, PLA plastik( petrol içermeyen mısır nişastasından elde edilmiş plastik)  kullanılarak üretilen 4 adet kalem aldım.Sitesinde diğer çeşitleride görebilirsiniz.

WWF Bez çanta- Geri Dönüşüm Kalem - Kupa









Kupa gayet şirin ve sağlam , kalemler de yazımı kolay , parmakları yormayan  ve hafif yapıdalar..




Kupanın bir tarafında  (üst taraftaki resimde ) Dünya Resmi , diğer tarafından ( sağ taraftaki resimde) geri dönüşümü ifade eden oklarla çevrili yuvarlak bir desen var.




Yazımın sonuna yaklaşırken yine konudan konuya atladığımın farkına varır gibiyim, blog yazma işinin ciddiyeti var mı bilmiyorum varsa da ne kadar var onu hiç bilmiyorum. :) Olsun birşeyleri paylaşabilmek en  azından -kendim için - yazıya dökebilmek güzel.

Alışverişin aldıkları götürdükleri bir yana, (yukarıda paylaştığım WWF  ve WWF e Türkiye ye sağladığı gibi ) katkılarınıda unutmamak , eklemek lazım tabiki . Özellikle Istanbul Shoping Fest i yaşadığımız ve alışveriş için Arabistan Afrika ve Orta Asya Ülkelerinin hücumuna uğradığı şu günlerde..


P.S."Anaaaam !!! bu ne ki şimdi" diyen olursa:)
Son olarak online alışveriş ile ilgili internetten bulduğum bir karikatür paylaşıyım  dedim:)))
Fazie

Perşembe, Nisan 14, 2011

GLOBAL WARMING _ İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ



Konichi wa ..

Biliyorum BÜYÜK HARFLERLE yazmak dikkat çekmek için yeterli değil ama elimden gelen bu şimdilik.

Bundan 10 sene önce Nisan ayında hava durumlarıyla ilgili haberlerde tek duyduğumuz "Nisan Yağmurları Geliyor"  başlıklı haberlerdi , fakat Küresel Isınmanın artık Sadece Kutuplardaki "Kutup ayılarını" rahatsız etmeyeceğini gözümüze sokarcasına Dünya mızın bize göstermeye çalıştığını ne zaman anlayacağız bilemiyorum.Özellikle ülkemizdeki son bir haftadır iklim olaylarının artık bazılarımızda "neden acaba" sorusunu uyandırdığını umuyorum. Küresel Isınmanın "sadece hava sıcaklığının artması durumu" olmadığını , sanırım THE DAY AFTER TOMORROW (http://www.imdb.com/title/tt0319262/) ve "THE DAY THE EARTH STOOL STILL" (http://www.imdb.com/title/tt0970416/) filmleriyle de gözümüze gözümüze sokmuşlardı. ( tabiki anlayana ).

Nisan ayında Kar felaketleri , Sel felaketleri haberiyle güne başlamak; zaten benim farkında olduğumu düşündüğüm durumun,en azından gençlerimiz tarafından da biraz fark edilmeye başlandığını umudunu, en azından sorgulamaya başlayacak yeni kişilerin varlığının olabileceğini düşündürdü bana. o nedenle sürekli takip ettiğim bir kaç Koruma Derneği ve Faaliyetleri ve Bugünkü Durumumuzla ilgili linkler ve bilgiler paylaşmak istedim. 

Doğal Hayatı Koruma Derneğini WWF hepimizin bildiğini varsayıyor, bilmesek bile böyle bir kuruluşun olduğunu tahmin ettiğinizi düşünüyorum. Mart ayında Boğaz Köprüsü Işıklarınında 1 Saat süreyle söndürüldüğü Küresel Isınmaya karşı olan Küresel Eylemi Hiç olmadı haberlerde veya gazetelerde gördüğünüzü düşünüyorum. İşte bu Eyleme Tüm Dünya katıldı aslında , "Dünyamızı kurtarmak için son çırpınışlar" olarak adlandırmak benim için zor ama aslında doğru bir tanım. WWF-Türkiye sitesindeki bilgileri burada paylaşmak , nacizane merakınızı ve bilgilnizi arttıracak makaleleri paylaşmak istiyorum.

"İklim Değişikliği Nedir?
Dünyanın atmosferi bir sera gibi çalışır. Güneşin yaydığı kısa dalga ışınlar atmosferden geçerek yeryüzüne ulaşır. Yeryüzü güneşten aldığı bu ışınların bir kısmını, uzun dalga kızılötesi ışınlar olarak atmosfere geri yansıtır. Atmosfer neredeyse bütünüyle nitrojen ve oksijenden oluşur ve bu gazlar kızılötesi ışınları yani sıcak dalgasını tutmaz.

Ancak atmosferdeki karbondioksit, metan, ozon, azotoksit ve nitrojen oksit gibi gazlar yeryüzünden yansıyan kızılötesi ışınların bir kısmını yakalar ve tutulan ışınlar atmosferin alt tabakalarını ısıtır. Bu gazlar modern endüstride ve tarımda kullanılan gazlardır ve bunların emisyonunun yüzde 77’si, petrol, kömür, doğalgaz gibi fosil yakıtların yanmasıyla açığa çıkar.

Bu şekilde ısınan havanın bir kısmı alçalarak yeryüzünü etkiler. Buna ‘sera gazı etkisi’ denir. Sera etkisi sonucu dünya yüzeyinin sıcaklığının artmasına ise ‘küresel ısınma’ denir. Geçtiğimiz bin yıl boyunca, ormanlar sayesinde, dünyadaki bitkilerin saldığı gazlarla karbondioksit arasında bir denge söz konusuydu. Ormanlar havaya salınan karbondioksiti tuttu, selüloza dönüştürdü ve fotosentez yoluyla havaya oksijen saldı. Ancak günümüzde, bin yıl önceki ormanların yarıdan fazlası yok olmuş durumda ve bu nedenle karbondioksit düzeyi yükseliyor.

Günümüzde atmosferdeki karbondioksit seviyesi, doğanın kabul edebileceğinden bin kat hızlı artıyor. Atmosferdeki karbondioksit konstantrasyonu 1800'lü yıllardan bugüne yüzde 30'dan fazla artmış durumda. Karbondioksitin küresel ısınmada yüzde 64 paya sahip olduğunu unutmamak gerekiyor. Sonuç olarak, yeryüzünün ortalama sıcaklığı geçtiğimiz yüzyıl içinde 0.6°C arttı. " (http://www.wwf.org.tr/page.php?ID=24&mID=68)"
"İklim Değişikliğinin Küresel Etkileri Nelerdir?

Küresel ısınmanın devam etmesi ve sıcaklıkların Sanayi Devrimi öncesi seviyenin 2oC veya üstüne çıkması, tehlikeli ve geri dönüşü olmayan etkiler yaratacak. Bu etkilerden bazıları şunlar:
Hava koşullarında değişim: Küresel ısınmaya bağlı olarak dünyanın bazı bölgelerinde artan kasırga ve fırtınalar, deniz seviyesindeki yükselmeye bağlı sel ve taşkınlar yaşanırken, bazı bölgelerde de uzun süreli, şiddetli kuraklıklar ve çölleşme artacak. Örneğin, kıyı bölgelerinde yağış miktarı artarken, iç bölgelerde sıcak havanın etkisiyle kuraklık baş gösterecek, yangınlar çoğalacak. Bu yüzden hava sıcaklıkları da bölgelere göre büyük farklar gösterecek ve bu durumun tahmin edilemeyecek kadar karmaşık sonuçları olacak.


Ekosistemlere etkileri: Küresel ısınmaya bağlı olarak kış sıcaklıkları artıyor, ilkbahar erken geliyor, sonbahar gecikiyor, hayvanların göç dönemleri değişiyor. Kısacası iklimler değişiyor. İşte bu değişikliklere dayanamayan bitki ve hayvan türleri azalma ya da tamamen yok olma tehlikesiyle karşı karşıya. Yeryüzünde yaşayan türlerin yüzde 35’i, toplamda bir milyondan fazla tür, 2050’ye kadar yok olma tehlikesi altında. Özellikle Güney Afrika’daki Cape bölgesi gibi pek çok nadir ekosistem ve onların barındırdığı türlerin kaybolması gündeme gelecek. Kuzey Akdeniz’de ise örneğin 3.6C oranında küresel ısınma, bitkilerin yüzde 50’sinin kaybına yol açacak. Bu durum İspanya ve Fransa’da bitki türlerinin yüzde 80 oranında kaybına neden olabilir.


Gıda sıkıntısı: Isınma sonucu Afrika’da ve diğer yerlerde daha sık kuraklık yaşanacak. Bu yüzden, buharlaşmadaki artış sebebiyle, tropikal bölgelerden ılıman orta enlemlere kadar uzanan bölgelerdeki tahıl hasatında genel bir düşüş yaşanacak.


Su sıkıntısı: Sıcaklığın artmasıyla birlikte küresel ölçekte yaşanacak su sıkıntıları sonucunda üç milyardan fazla insan risk altında olacak. Erime sularının kaybı, örneğin yalnızca Hindistan’da 500 milyon insan için ve sulama alanlarının yüzde 37’si için su sıkıntısına neden olacak.
Sağlık sorunları: Küresel ısınma insan sağlığını da doğrudan etkiliyor. Bilimadamları iklim değişikliklerinin kalp ve solunum yolu rahatsızlıklarını, bulaşıcı ve alerjik hastalıkları tetikleyebileceği görüşünde. Dünya çapında üç yüz milyon insan, sıtma ve benzeri hastalık riskiyle karşı karşıya kalacak. Ayrıca 2020 yılına kadar, kısmen sıcaklık artışından kaynaklanan stres nedeniyle, özellikle da düşük gelirli ülkelerde ishal ve kötü beslenme nedeniyle, sağlık harcamaları ikiye katlanacak.
Sosyoekonomik sorunlar: Sıcaklık artışının yaratacağı sosyoekonomik sorunlar, gayri safi yurtiçi hasılada birkaç puanlık kayıplara neden olacak."(http://www.wwf.org.tr/page.php?ID=25&mID=66)"
"İklim Değişikliğinin Türkiye’ye Etkileri Nelerdir?
Küresel çapta 2˚C’lik sıcaklık artışının Türkiye’yi de içine alan Akdeniz Havzası üzerinde pek çok önemli etkisi olacak. Küresel sıcaklık artışı 2˚C’ye ulaşırsa, Akdeniz iklimi daha da ısınacak, kuraklık geniş bölgelerde hissedilecek ve iklimde değişiklikler görülecek. Bölgedeki genel sıcaklık artışı 1-2˚C’ye varırken, Kuzey İtalya, Türkiye’nin iç bölgeleri gibi denizin hafifletici etkisinden uzak, iç kesimlerde artış 5˚C’ye ulaşabilecek. Özellikle iç kesimlerde sıcak dalgalarının ve aşırı sıcak günlerin sayısının artması bekleniyor. Kuzey Ege’deki bol rüzgarlı Yunan adalarında bile sıcak günlerin sayısının iki haftaya kadar çıkacağı öngörülüyor.
Yağmurda azalma: Kuzey Akdeniz’de yaz mevsiminde yağış miktarının yüzde 30 azalması bekleniyor. Yıl boyunca kurak dönemlerin uzaması ve değişmesi bekleniyor.

Yangınlar: Güney Akdeniz’de yıl boyunca orman yangını tehlikesi söz konusu olacak. Akdeniz’in diğer bölgelerinde ise yangın tehlikesi bulunan dönemin altı haftaya kadar uzayacağı öngörülüyor.
Tarım: Sıcaklık artışı ve kuraklık tarımsal verimde düşüşe yol açacak. Bu durum özellikle yazın yetişen ve sulanmayan ekinleri etkileyecek. Bu durumdan olumsuz etkilenecek başlıca mahsuller arasında fasülye, soya fasülyesi ve mercimek geliyor.

Turizm: Sıcak dalgalarındaki artış ve orman yangınları, yaz aylarında Akdeniz’in tatilcileri kaybetmesine neden olacak. İlkbahar ve sonbahar bazı tatilciler için cazibesini sürdürse dahi, aileler yaz tatillerini başka yerlerde geçirmeyi tercih edecek.

Su: Daha kurak bir iklim, yağış miktarında düşüş, tarımda su tüketiminin giderek artması, yüzey sularının kaybedilmesi bölgede halihazırda büyük sıkıntı yaratmış durumda. Örneğin, İspanya’da yapılan bir çalışma 1˚C’lik artışın bile İspanya’daki su oranının %5-14 oranında azalmasına neden olduğunu gösteriyor. Benzeri bir sıcaklık artışının yaşandığı Cezayir’de su talebi mevcut kaynakların 0.8 trilyon m3 üzerinde.

Biyolojik Çeşitlilik: Yapılan son çalışmalar 2˚C’lik sıcaklık artışının Kuzey Akdeniz’de bitkilerin yüzde 50 oranında kaybedilmesine yol açacağını gösteriyor. Bu kayıp, İspanya’da ve özellikle Fransa’da yüzde 80’e kadar çıkabilir. Orman yangınlarındaki artış, istilacı türlerin yayılmasına, dolayısıyla orman yangınlarının daha geniş alanlara sıçramasına neden olacak. (http://www.wwf.org.tr/page.php?ID=26&mID=67)"
Blogumuzda Sağ tarafta Linkler bölümünde neler yapmamız gerektiğini anlatan,bilgi alabileceğimiz ilgili kuruluşların Linklerini paylaşıyoruz, paylaşmaya da devam edeceğiz. Lütfen duyarsız Kalmayalım. İnternetten Böyle Paylaşımlarla bişiler yapabilme düşüncesi size saçma gelebiliyor olabilir ama günümüzün iletişim yöntemi İnternet olduğu için En iyi Bilgilendirme ve İletişim Şekli yani "Bilinçlendirme Yöntemi" nin bu olduğuna inanıyorum. Duyarlı olup da neler yapacağının , neleri değiştirebileceğinin farkında olmayan arkadaşlarımız için , herkes için ilgili linkleri paylaşmanızı ve etrafınızdakileri bilgilendirmenizi rica ediyorum. 
Son olarak Trajik durumumuzla ilgili internetten  bir kaç karikatür ve Dünyamızın Resimlerini birde bir Video Paylaşmak istiyorum.




Bu Videodan çok etkilenmiştim, sizinde Etkileneceğinizi Düşünüyorum ...

KÜRESEL ISINMA YA ÇÖZÜM İÇİN BİRŞEYLER YAP 
Küresel Isınma İçin Bir şey Yap!

İnternette bulduğum ve Küresel ısınma için Yapmamız gerekenleri özetleyen şu karikatürü Çizen yapan her kimse tebriklerimi borç biliyorum. Hepsini yapamasamda Elimden gelenin en iyisini yapmaya çalışıyorum, daha iyisini yapabilmemiz için daha duyarlı olmamız, Dünyamıza ,Gerçek Evimize daha iyi bakabilmemiz daha çok kişiyi bilinçlendirelim.. 
Fazie

www.turkiyenincani.org;http://pandadukkan.org;www.wwf.org.tr,www.wwf.org.tr/page.php?ID=194&mID=188



Popüler Yayınlar