MyLittle Shoping World Headline

Internet etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Internet etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Perşembe, Kasım 10, 2011

CİLDİMİZİ TEMİZ TUTALIM... Tutmayanları uyaralım:)






Konichi wa...

Uzun süredir yazamadığımın farkındalığın da iken birden aslında yazacak ne kadar çok şeyin biriktiğini anlamış bulunuyorum.. Hee hayat memat meseleleri değil bunlar ama yazarak bir şeyler paylaşmanın(okuyan olmasa da) verdiği rahatlamayı ve huzuru kavramanın sevinci içerisindeyim:)) Niye Türk filmlerindeki replikler gibi yazdığımın anlamını da hala çözmüş değilim. Belki de kelimeleri günlük kullanımıyla yazdığımda "yazı denetlemenin"(pc Türkdilkurumu:)) yazdığım her kelimenin gözüme sokarcasına altına eklediği "YANLIŞ" diye belirttiği kırmızı çizgiler yüzünden belkide:D

Neeeyyseee.. :))

Konu başlığımıza dönersek(bu arada çok basit oldu) , Cilt temizliği ile ilgili aldığım(henüz kullanmak nasip kısmet olmayan), ve kullandığım bazı ürünleri tanıtmak bilgi vermek istiyorum.

Markete yeni giren Loreal in yeni peeling ve cilt bakım serisini gördüm geçenlerde ve promosyonu da fırsat bilerek( markanın güvenine dayanarak) deneme alışı yapmaya karar verdim.


Gördüğünüz üzere değişik bir stili ve kullanım şekli olan "Loreal Paris Perfect Clean" Peeling şişesinin tam ortasında yer alan şey süs için konulmuş birşey değil, Kendisine "Cleanpod" deniliyor. "Cleanpod"u şişeden ayırarak parmaklarınızın arasına yerleştiriyor fındık büyüklüğündeki jel ile nemli cildinize masaj yaparak uyguluyorsunuz. Daha önce kullandığım peelinglere nazaran çok kullanışlı bir aparat olduğunu söyleyebilirim, çünkü Peeling lerin sözde cildiniz temizlemesi gereken kapsüllerini çıplak elle kullanmakta biraz zorluk çekmiyor değildim, ya içindeki mineraller kapsüller yada "her ne deniyorsa" bir işe yaramıyor gibi dağılıyor eriyor ya da cildime ellerime batarak acı veriyor gibiydi.Cleanpod un üzerindeki 500 kauçuk esnek fırça tasarımıyla bu olumsuzluklar ortadan kalkıyor gibi..
Değişik ve kullanışlı tasarımı,sıradan uygulamalardan farkı kullanımı satın almamda baya etkili oldu, cilt temizliğinin yanı sıra makyaj temizliğinde de kullanabilirsiniz. Ve Markasına bakarsak, fiyatı uygun hatta ucuz denilebilecek nitelikte.Ayrıca kokusu da çok tatlı..



İkinci ürünüm ise bir arkadaşın tavsiyesiyle edindiğim "BEBAK", nam-ı değer Acı Badem Sütü..

Cilt temizleyici,makyaj temizleyici, kışın nemlendirici, yazın koruyucu olarak kullanabileceğiniz değişik bir ürün. Hatta bir arkadaşım geçen yaz bu süt ile bronzlaştığını söylüyor.

Acı kokusu haricinde( ki kokusu kalıcı değil 10 -15 sn içinde kayboluyor- Acı badem sütünden kaynaklı herhalde) baya kullanışlı bir ürün. Ayrıca içinde binbir çeşit kimyasal yok. Ayrıca kullanımından sonra yıkamanıza ve cildinizi toniklemenize gerek kalmıyor. Kullanımından sonra cildiniz pürüzsüz,ve parlak bir hal halıyor, üzerinde tüm cilt tipleri için uygundur yazsada bence kuru ve karma ciltler için kullanımı daha uygun diye düşünüyorum.. Ayrıca arka etiketinde eski Türkçe ye benzettiğim "hem cildinizin mesamatını temizleyen, hem de teninize güzellik veren bir müstahzardır." açıklamasını da hala çözmüş değilim , araştırmadım da ama inşallah iyi birşey diyordur:D

Fazie


Pazar, Ekim 16, 2011

TACOS...

Türk mutfağı çok severim . Bütün bölgelerimizin kendine has çok güzel yemekleri vardır. Ama nasılsa hep buradayız hepsinden bir şekilde tatma fırsatımız oluyor nihayetinde. Bunun dışında Dünyadaki diğer kültürlerinde yemeklerine hep merak sarmış , arada sırada tatma fırsatım olmuştur. Daha önceleri İtalyan mutfağından değişik makarnalar, Koreli bir arkadaşım sayesinde Kore mutfağından değişik yemekler tatma fırsatım olmuştu, gerçi damak tadımıza uygun olan yemekleri yapmıştı genellikle ama genel olarak hoşuma gitti . özellikle bizim turşuya benzer Kimchi ( gimchi ) dedikleri çeşitli turşular. Kimbap ta ( Kore sushi si ) içinde yumurta olmasaydı baya güzeldi .

Neyse konumuza dönersek Dünya mutfağından birşeyler tatmaya bayılırım, Geçenlerde bir markette gördüğüm Tacco ( Meksika dürüm ) paketini aldım ve yaptım, gerçi çoğu içinde hazır olarak sosu ve et baharatları içindeydi pek uğraştırmadı ama baya güzel oldu. Bizim köfte baharatı gibi bir baharatı kıymaya karıştırıp su ile pişiriyorsunuz, Tacco dürümleri fırında ısıtıp , etinizi sosla beraber taco dürümlerine koyuyorsunuz.. kolay bişii vee lezzetlii.. Gerçi benim ki çok malzemesi bol olmadı resimindeki gibi , çünkü akşamın bir vakti yapamya başlıyınca eksikler için markete gidemedim :D Neyse tavsiye ederim. hazır paket yerine internetten tarifleride alabilir kolayca yapabilirsiniz..







Şansa bakın ki , komşumuzun gelini Kolombiyalı ve o sıra Türkiye ye gelmişti , ona da kısmet oldu memleket yemeği:D

Fazie

Çarşamba, Mayıs 04, 2011

Nostarji : Şeker Kız Candy"Candy Candy" ve Sevdiğim (Önerdiğim ) Animeler

Şeker Kız Candy - Candy Candy


Konichi wa..

Herhalde artık Uzak doğu dillerine olan ilgimin başlangıç noktasını tahmin etmişsinizdir:D Evet Şeker Kız Candy .. Anne ve teyzelerimizle tek ortak çocukluk anımız olan, pembe dizilere taş çıkartan ( hala yayınlansa utanmadan, sıkılmadan izleyeceğim) Anime.

Anime nin ne olduğunu bileniniz var mı bilmiyorum ama Japon çizgi filmi olarak ( genellikle bebelere değil büyüklere çizgi film tadında ) genellikle önce Manga (Manga, Japonların çizgi roman çizgi roman için kullandıkları sözcüktür)olarak oluşturulmuş ve daha sonra ekrana aktarılan Japon Çizgi Filmi olarak isimlendirebilirim kısacası.

Gelelim Şeker Kız Candy'e ,( a.k.a. Candice White ) yetimhaneye Pony 'nin Evine bebekken bırakılmış, gariban ama hayat karşısında herzaman güçlü bir karakter çizmiş herkese yardım eden, aman kimse kırılmasın üzülmesin diye kendini paralayan, Hayatının Aşk ı Anthony ile tanıştıktan sonra, hayatına düzenden çok karışıklık giren, tam herşey düzelmişken Anthony 'i kaybeden , Anthony nin acısını kalbine gömmüş Amerikadan İngilitere ye giderken gemide Anthony e benzettiği, düşünceli, kendini beğenmiş şımarık Terry ile tanışan, ve aslında aynı okulda olduklarını öğrenen, birbirlerini tanıdıkça aşık olmaya başladıkları sırada (yine) tam kavuşacakken,Ilayza nın (kıskanç şey) oyununa gelip okuldan atılan Terry için peşinden kaçan, mutluluğu tam buldu derken hep elinde patlayan, ( böyle anlattığıma bakmayın şaka olsun diye - 115.bölümü izliyince bitti diye baya üzüldüm çok severim yani ) güzel bir animedir ve Türk Televizyonlarında hepimizin aklında kalan son sahnesi , Terry nin peşinden giderken , bir evde kalan ve oradaki çocuk hastalandığı için bir dağa doğru doktoru çağırmaya diye koşarkenki sahnedir.

Senelerce bu sefer hepsini yayınlarlar diye ( tabiki severek ) tekrar tekrar izlediğim Şeker Kız Candy i hala neden hep aynı bölümde kestiklerinin mantığını kavramış değilim. Bu gün bile tekrar yayınlasalar çoğumuzun oturup sıkılmadan izleyeceğine, ve yayınlayan Tv Kanalına sempati ve reytingleri arttıracağına eminim. En son Üniversite de Star Tv de sabahın bir kör vaktinde yayınladıklarını öğrenip yetiştiğimde (zaten 54.bölüme kadar sahip oldukları ) hep 30. bölümler de yakaladım. 54. e kadar da izledim.
Candy Candy

Geçen sene uzun süren araştırmalarım sonucu en sonunda bütün bölümlerini buldum,izledim ve Hard Disk imin en derin köşesine sakladım. Daha sonraki bölümleride Terry i görme umuduyla 4 gözle izlesemde, heyecanlı olaylar, tekrar tekrar yaşanan tahlilsizliklerle birlikte herzaman gülümsemesini bilen bir karakter olan Candy, tamamen kendi için olmasada mutlu sonla bitiyor arkadaşlar..15 - 20 bölüm olsaydı eksik kalan, paylaşırdım ama daha 60 bölüm olduğu için ne internet dayanır ne de bilgisayar, belki bir gün yavaş yavaş da olsa paylaşırım





birde kalsik olarak açılış parçasını paylaşıyım, ( nasılda ezberimdeymiş yaa hala söyleyebiliyorum=) )

birde güzel sahnelerden bir kaçı:)işteee...









Bu videoları izledikten sonra yine duygusallaştım:) Son olarak size Romantik komedi tadında yep yeni animelerden birini tavsiye etmek istiyorum.


Kimi ni Todoke [ " Reaching You"/" From me to You" ]






Kuronuma Sawako - Kazehaya



Bayılarak izlediğim harika bir animedir. Kimi ni Todoke ve Kimi ni Todoke 2nd Season olarak iki sezon izledim, bazen Sawako nun saflıklarından bıkkınlık geldiğini düşünebilirsiniz ama bir sonraki sahnede komik tarafını görünce tekrar sempati duymaya başlıyorsunuz. Kuronuma Sawako baş kahramanımız, hayatı boyunca sınıftaki ve dışarıdaki arkadaşları tarafından hep yanlış anlaşılmış, ürkek ve tatlı tavrı ile aslında ne kadar iyi niyetli olursa olsun tam zıttı anlaşılmıştır. Okuldaki arkadaşları Sawako yu garip tavırları korkutucu gülümsemesi ve simsiyah saçları nedeniyle "Ring" dan"Halka" daki hayalet kıza benzetip, Sadako takma adını verirler. Kazehaya -kun (ilk karşılaşıp,tanıştığıklarında Sawako ya gayet samimi şekilde soru sorar, gülümser ve teşekkür eder,) onunla konuşmaya başladığında,Sawako nun kendine güveni (farkında olmadan ) geri gelir, ve yavaş yavaş herkesle konuşmaya başlar ve hikaye daha da eğlenceli bir hal almaya başlar. Yanlış anlaşılmalar, işlere burnunu sokanlar, uzaktan bakanlar, tatlı tatlı kıskançlıklar ve bir çok sahne.. Benden söylemesi bayılacaksınız:D


hatta bir kaç değişik resim paylaşıyım merakınız artısın :D
sadakooooo:D

bu sahnede puhahaha diye kopmuştum

kimi ni todoke 2nd season

kimi ni todoke

bu da internete bulduğum süper bir çizim :D Devianart ta daha bir çoğunu bulabilirsiniz


işte ;Sawako ya Sadako demelerinin nedeni , Ring filmindeki gibi :D


Erkek ler diyebilir " ne romantikliği komikliği anime dediğin kanlı canlı olur diye " o zaman da size bir kaç isim veriyim " Elfen Lied, Vampire Knight , Helsing, Naruto, Bleach,, ... vee en çok sevdiklerimden - mangası da güzel - The High School of Death " :)



Death Note ( süperdir,İmdb notu:9,2 , Kesin izleyin) olaylar başlamadan önce, Ryuk adındaki shinigami(ölüm tanrısı) kendi “Ölüm Defteri’nin” kurallarını insanların dünyasında en çok yaygın dil olduğu için ingilizce olarak yazar ve dünyaya gitmek istediği için defteri dünya ya düşürür, Çok iyi polisiye, doğa üstü, film tadında izleyeceğiniz bir animedir. Konusu ve sürükleyiciliği bakımından benzersizdir. Ayrıca sinemaya aktarılan nadir animelerden biridir http://www.imdb.com/title/tt0810827/
  • Ölüm defterinin ilk sayfasında kurallar vardr bu kuralar;


  1. Ölüm Defterine ismi yazılan kişi ölür.
  2. Deftere yazdığınız kişinin yüzünü bilmezseniz o kişi defterden etkilenmez. Böylece aynı isime sahip olan kişiler de ölmez.
  3. Bir kişinin adı yazıldığı zaman o kişi 40 saniye içinde ölür. Eğer ölüm biçimi yazılmazsa o kişi kalp krizinden ölür.
  4. Ölüm şeklini yazdıktan sonra 6 Dakika 40 Saniye içinde ölümün detaylarını yazabilirsiniz.
  5. Bir kişi Ölüm Defterini kullanmışsa ne cennete ne cehenneme gidebilir , hiçliğe karşır.
  • Defterde yazılmayan kurallarda vardır;
Ölüm defterinden ufacık bir parça bile defterin bütün özelliklerini taşır.
Deftere dokunan her kişi o defterin ölüm meleğini görebilir.

  • Defter sahibi ile ölüm meleği arasında bir göz takası vardır. Ölüm meleğinin gözleri bir insanın başının üstünde onun ismini ve kalan zamanını görür. Defter sahibi kalan hayatının yarısına karşılık bu yeteneği alabilir.
  • Ölüm meleği defterle ilgili hiçbir şeyi defter sahibine söylemek zorunda değildir.
  • Defterin sahibi sahiplikten vazgeçerse defterle ilgili bütün anılarını unutur ve ölüm meleğini artık göremez.
  • Defter sahibi ölüm meleği gözlerine sahipken defterin sahipliğinden vazgeçerse ölüm meleği gözleri gider ama giden yaşam süresi geri gelmez.
  • Ölüm meleği gözlerine sahip olanlar yalnızca kendi yaşam sürelerini ve defter sahiplerinin yaşam sürelerini göremezler.
  • Eğer deftere yazılan ölüm başka insanlarıda öldürüyorsa ölüm yazılan şekilde gerçekleşmez. Kişi kalp krizinden ölür.
  • İmkansız olan ölümler gerçekleşmez. Kişi kalp krizinden ölür. [umarım merak uyandırmışımdır]

The High School of Death (imdb 8/10)
High School of Death - Manga


Neyse bayanlar için de romantik komedi anime listeside eklemek lazım; canınız sıkıldığında ve özellikle bunaldığınızda ilaç gibi gelecek bir kaç anime daha, ( salak salak evlilik programları , tv programlarını ve dizileri izlemekten iyidir diye düşünüyorum, onlarda bir kavga bir dövüş insanın daha beter sinirlerini hoplatıyorlar ) listeliyim

(Kimi ni Todoke sezonlarından sonra sırasıyla izleyin derim:)) )
itazura na kiss op/end
1- Itazura na kiss
2- Lovely Complex
3- Ouran High School Host Club
3- Special A
4- Kaichou wa Maid-Sama
5- Nana
6- Melancholy of Haruhi Suzumiya
7- Skip Beat
8- La Corda serisi
9-Chobits
10-Nodame Cantabile
11- Peach Girl
ve daha bir çoğu

Animelerle ilgili sevdiğim bir diğer şeyde harika soundtrack ları olması, daha önceki yazılarımda da belirttiğim gibi Müziğin Evrensel bir dil olduğunu adeta haykırıyor( size öyle gelmiyorsa bana öyle geliyor da olabilir bilmiyorum:P ) . Özellikle yukarı saydığım animlerden NANA, Kimi ni Todoke , Death Note, Elfen Lied, Naruto, Bleach soundtrackları ile hayatıma renk katan animelerden , fakat daha soft bir müzik olduğu için aslında Kimi ni Todoke ve NANA müziklerini daha çok tercih ediyorum , internetten soundtrack müziklerini bulmak çok kolay , izledikten sonra , izlemeseniz bile müziklere bir göz atın derim . Hatta sevdiklerimden bir kaçını paylaşıyım, ( kim bilir belki sizde benim gibi beğenirsiniz)

Kimi ni Todoke 2nd

Kimi ni Todoke (şarkı tabiki japonca ama ingilizce çevirisi de var bu klipte , ve sözler çok güzel)


Nana Opening Song4

Nana - Black Stones - Opening
(Özellikle NANA Anime ( Animedeki müzik grubunun adıyla "Black Stones" olarak müziklerini aratabilirsiniz) şarkıları İngilizce ağırlıklıdır, sıkılmassınız "bence" :P )


Anaaamm Otaku olmadım heralde dimi, yok canım olmamışımdır:D "anime delisi"

Bakalım animelerle ilgili bu yazımın takibine ve okunuş istatistiklerine göre devamını getirebilirim, umarım içinizdeki çocuğu hiç kaybetmessiniz.

p.s. şimdi fark ettim de baya uzun yazmışım :( umarım sonuna kadar okuyan olur)

Fazie

Salı, Nisan 19, 2011

Güzel Dünyamıza Uzaydan Güncel Bakış..


Moon and Earth

Credit: ESA/NASA
(237F4995)

Konichi wa..

Bloggerın özelliklerini yeni keşfettiğim şu günlerde baktım ki bilgiye ulaşmak ne kadar kolay artık. Internet kullanımı , teknolojinin hızı insanı - her ne kadar bu jenerasyon teknolojiyle büyüse de - hayretler içerisinde bırakabiliyor. Eskiden 2000 li yıllarla ilgi çekilen bilim kurgu filmleri beklentisiyle Millenium çağına girip "aaa hani ışınlanacaktık biz yaa" diye hayal kırıklığına uğrassak da aslında maddesel transportasyona ihtiyaç olmadığını ve bize filmlerdeki o sahnelerle aslında onu anlatmaya çalışmadıklarını - günümüz yoğunluğu sebebiyle - anca anca idrak edebiliyorum :)))) Dünyada neler olup bitiyor şu anda diye eskiden merak ederken şimdi olayın yaşandığı ülkenin vatandaşlarından önce biz öğreniyoruz,ayrıntılı bilgi ve görsel öğelerle.. Geçen Blogger ın istatistikler özelliklerini karıştırırken Türkiye de Türkçe olarak yazılan bu küçük blogun - belki yanlışlıkla ama - Avrupadan ve Amerika dan  da 50 üzerinde izlendiğini fark ettiğimde gereksiz bir sevinç yaşadım - sanki Amerikalı türkçe biliyorda okuyor gibi :P - neyse, paylaşmak güzeldir:D sonra diğer sosyal paylaşım siteleri - malumunuz twitter ve facebook tabiki ( acaba twitterdan da bir film çıkarırlar mı bence "Crash"http://www.imdb.com/title/tt0375679/ filmi gibi ayrı twitterlarda başlayan hayat hikayelerinin sonunda birbirine bağlandığı :)baya güzel filmdir tavsiye ederim ) - aklına geliyor insanın. Çok sık kullanıcısı olmasamda Ülkemdeki ve Dünyadaki farklı insanların bakış açılarını takip etmek açısından kullandığım Twitter - kullanım amacını abartmadıkça - aslında facebooktan daha kullanışlı bence.

"Uzayla ne alakası var kardeşim " cümlesini kullanmadan konuyu şöyle bağlıyım:) Twitter da takip ettiğimi söylediğim Ülkemdeki ve Dünyadakilerin arasında aslında Dünya dışındaki insanlarda dahil. Uzaylılar değil :D NASA nın Astronotlarından biri, İtalyan Astronot Paolo Nespoli.

"Ben büyüğünce Astronot olcam" diyen çocuklardan mıydı küçükken bilmiyorum ama Neal Amstrongdan etkilenen nesilden olduğu kesin. Ve işin zorluğunu ve gerektiren kabiliyetlere sahip olduğunu düşünürsek bu beyfendinin takip edilecek farklı bir bakış açısı olduğu aşikar. Özellikle NASA mekiğinden bize gösterdiği bakış açısı!

MOON / LUNA
http://www.flickr.com/photos/magisstra/ 


Kendisi Atmosferin dışında bizim Google Earth en simülasyon olarak, bazen de NASAnın paylaştığı Dünya görüntüleri dışında başka bir yerde göremediğimiz şekilde , ve hislerle - ne kadar şanslı - bizi yukarıdan takip ediyor. Twitterında Dünya üzerinde atmosferde hareket ederken, geçtiği kıtalar üzerinde, ülkeler ve onca güzellik üzerinde "An" ları resmediyor ve paylaşıyor.

Asya ile Avrupayı birleştiren güzel şehrimiz İstanbul un bir fotografını çekmiş ki Boğaz Köprülerinin görüntüsü harika..

İstanbul Boğazı - Istanbul Bosphorus
Dünyadan ve  Türkiye den bir kaç görüntü daha,
Fethiye 

Güney Yunanistan ,Girit ve Ege Bölgesi

Gökyüzünde Şimşekler

İlgilenen olur mu bilemem ama benim gibi Belgesel meraklılarının ,doğal güzelliklere aşık insanların takip etmesi gereken güncel bir belgesel kuşağı twitter da Mr." Paolo Nespoli ".  Takip etmek isteyenler, Resimler ve daha fazlası için Twitter da https://twitter.com/#!/astro_paolo , Flickr da http://www.flickr.com/photos/magisstra/ adreslerinden harika fotoğrafları ve konuları izleyebilirler.

Fazie

Popüler Yayınlar